menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vergi affı başka bahara mı kaldı?

20 0
10.04.2026

Son günlerde sosyal medyada ve kamuoyunun bazı kesimlerinde yeni bir vergi affı çıkacağına dair güçlü bir beklenti oluşturulmaya başlandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 9 Nisan Perşembe günü katıldığı bir televizyon programında bu beklentiyi açık bir şekilde yalanladı. Ve “Bir vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışı var ise; asla çok açık, çok net bir af olmayacak.” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Bu ifadeler, en azından mevcut koşullar altında kapsamlı bir vergi affının gündemde olmadığını ortaya koyuyor. Açıkçası böyle bir affın ufukta görünmemesi de yerinde bir yaklaşım.

Zira vergi affı, ilk bakışta kamu alacaklarının tahsilini kolaylaştıran bir araç gibi görünse de aslında ciddi bir adalet sorunu yaratır. Düzenli ve yükümlülüklerini zamanında yerine getiren mükellefler açısından bakıldığında, af uygulamaları bir tür cezalandırma anlamına gelirken; yükümlülüklerini yerine getirmeyenler için adeta bir ödül işlevi görür.

Üstelik vergi aflarından yalnızca zor durumda olan mükellefler yararlanmaz. Aksine, af beklentisini alışkanlık haline getiren bir kesim de ortaya çıkar. Bu durum, yükümlüler arasında “nasıl olsa af çıkar” anlayışını besler ve vergiye gönüllü uyumu zedeler. Böyle bir ortamda, dürüst ve uyumlu mükelleflerin motivasyonu da kaçınılmaz olarak azalır.

Daha da önemlisi, bu yaklaşım devlet ile mükellef arasındaki güven ilişkisini aşındırır. Devletin vergi alacaklarından af yoluyla vazgeçmesi, yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyenler için bir avantaj yaratırken, kurallara uyanlar açısından ciddi bir haksızlık doğurur. Bu nedenle vergi afları, yalnızca mali bir araç olarak değil, aynı zamanda vergi ahlakını ve kamu otoritesine duyulan güveni etkileyen bir politika olarak değerlendirilmelidir.

Vergi affı beklentisinin sürekli canlı tutulması, kısa vadeli çözümler sunsa bile uzun vadede vergi sistemine zarar verir. Bu nedenle bu tür düzenlemelere başvurulurken çok daha dikkatli olunmalı; özellikle dürüst mükelleflerin korunması ve vergiye gönüllü uyumun teşvik edilmesi öncelik haline getirilmelidir.

Tarihsel süreç

Affı, Türk Dil Kurumu “bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama ya da görevden çıkarılma” olarak tanımlıyor. Bu tanım, vergi affı tartışmalarının özünü anlamak açısından da oldukça açıklayıcı.

Vergi affı kavramı aslında yeni değil. Tarihte ilk örneklerinden birine milattan önce Antik Mısır’da, Rosetta Taşı üzerinde yer alan metinlerde........

© T24