menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran savaşının sırrı: Jeo-politikten jeo-ekonomik savaşa

12 0
14.04.2026

Şimdi deniyor ki, Amerika başına gelecekleri düşünmeden mi bu savaşa girdi? Böyle bir sonucu öngörmedi mi? Bu soruyu soranların bazıları yanıtlarını ‘zorunluydu’ diye veriyor ve o mecburiyeti Epstein dosyalarına bağlıyor. Yok canım, Epstein dosyaları elbette hayati derecede önemlidir ve böyle bir savaşa da yol açabilecek kadar ağırdır ama nedeni/gerekçeyi oralarda aramak pek benim aklımın alacağı bir yöntem olamaz. Bu ölçekte bir savaş bir kişinin meselesi olarak konumlandırılamayacağı gibi, öylesi dışsal etkenlere de bağlanamaz. (Her ne kadar Epstein dosyalarının kişi değil ‘sistem’ meselesi olduğunu biliyorsak da görüşümde ısrarlıyım.) Büyük olayları daima makro politik, ekonomik nedenler belirler. Yani maddi dünya öznel meselelerin her zaman önündedir.

Amerika İran’a savaş açmaya zorunluydu, çünkü o savaş aracılığıyla elinde bulundurduğu ‘hegemonya’yı maddi bir zeminde sürdürmeye mahkumdu. Kaldı ki, Amerika ilk kez savaşmıyor. 2000’lerden beri 25 yıldır sürekli olarak savaşan, savaş üstüne savaş açan bir Amerika var. Afganistan’dan başlayarak OD’ya sarkan bu savaşla Amerika hegemonik konumunu muhafaza etmek çabasında. Tam da bu nedenle, Amerika, savaşını şimdi yayma çabasında bulunuyor. O Venezuella hamlesi, yakınlarda gerçekleşeceğine hiç kuşku duylmayan Küba zorlaması, Grönland talepleri aynı kapıya açılır. Yetmediği gibi, NATO’yu devirmek istemesi, hiç değilse sıkıştırması, Birleşmiş Milletler üstünde tartışma açması, Unesco’yu neredeyse felç etmesi, aklına estiği gibi uyguladığı gümrük kısıtlamaları ‘büyük devlet’ olmaktan ziyade ‘hegemon devlet’ olma çabasıyladır. Amerika, 1945 sonrasında kurduğu ve her şeye rağmen sürdürdüğü ‘müzakereci’ (deliberative) sistemi şimdi yeniden ve çok farklı bir model içinde kurmaya gayret ediyor.

Ama bir meseleyi unutuyor Amerika. Büyük oynayan büyük kaybeder. İran savaşını açtığı gün kaybetmeye mahkumdu. Amerika son 25 yılda karşısına ilk kez büyük bir devlet alarak savaştı ve kaybetti. İran savaşında şimdi ister Trump aracılığıyla deyin, ister JD Vance aracılığıyla deyin, mağlup oldu. Trump iddialarını geri çekti, Vance diplomatik alanda hiçbir gelişme sağlayamadı. Amerika’nın yüz yüze kaldığı konum ihmal edilecek, görmezden gelinecek gibi değildir ve 25 yıldır sürdürülen tüm savaşları kaybettiği gibi, onların en........

© T24