Kadir İnanır’ı anlatan belgeselden kesitler: Fikret Hakan seti neden terk etti, Atıf Yılmaz’la neden uzun zaman konuşmadı?
“Bir isteğim var… 2013 yılından beri benim ağzımdan barıştan başka hiçbir şey çıkmadı. Ellerimizi birleştireceğiz, kalplerimizi kucaklaştıracağız ve büyük barışı mutlaka sağlayacağız. İşte o zaman bu dünyanın en güzel ülkesi ve burada yaşayan milyonlarca insan koca ülkeyi festival alanına çevirecek. Hep bir ağızdan coşkuyla bağıracak ‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye!’ diye.”
3 yıl önce, 30. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde bu sözleri söylerken Kadir İnanır, sesi yorgundu. Şimdi de günlerdir hastanede. Yeşilçam'a sol bir soluk getiren oyunculardan biri olan Kadir İnanır ‘büyük barış’ olarak adlandırdığı Kürt sorununun çözümü için yıllarca çaba harcadı. Yorgun bir bedenin taşıdığı 77 yıllık bir yaşamda hayata ayna tutan bir oyuncunun sinema geçmişinden kesitlere devam etmek istedim.
Sinemacı Hüseyin Karabey’in Kuzeyden Gelen Adam belgeselinde anlatıcı konumdaki Kadir İnanır’la farklı zamanlarda çekim yapılmış. Uzun zamana yayılan bir çekim serüveni.
1968’de yönetmen Yücel Uçanoğlu’nun Yedi Adım Sonra ilk filmi olur İnanır’ın. İlklerin özelliğinden mi bilinmez, ilk filmi oyuncunun bedeninde de iz bırakır. Barut izi!
“Yardım filmi dediler. Olsun. Beni Türk sinemasına sokan ilk filmdi. Filmin altıncı günü. Etiler’de bir evde çalışıyoruz. Rol sıramı bekliyorum. Set işçisi biraz sonra çekilecek silahlı çatışma sahneleri için silahları temizliyor, test ediyor. Birden elindeki büyük silah patladı. Bir metre mesafedeyim. Suratım yanmaya başladı. Sol gözüm ve civarı barut yanıklarıyla doldu. Gözlerimi açamıyordum. Sette birden bağrışmalar oldu. ‘Hastaneye kaldıralım’ bağrışmalarını duyuyordum. Yüzümü bantladılar. Canım nasıl yanıyor! Sabaha karşı Levent'e, arkadaşlarımla kaldığım eve bıraktılar. Kimsesiz, şaşkın, yaralıydım. O arada Taksim'de,........© T24
