Sadri Alışık, Cem Karaca, “Yirmi Beş Kuruşa Amerika”
Trump’ın “NATO’dan çıkarım ha!” diye parmak salladığı şu günler, ilginç bir yıl dönümüne denk geldi. 80 yıl evvel bugün, 5 Nisan 1946 sabahı, ABD’nin dev savaş gemisi Missouri, âlây-ı vâlâ ile İstanbul Boğazı’na girdi.
Şehirde büyük bir bayram havası eserken, Muhtar Cem Karaca bu dünyadaki birinci, Sadri Alışık yirmi birinci yılını dolduruyordu.
Hep merak etmişimdir, acaba İrma Toto (Karaca) ile Mehmet Karaca, o sabah sevgili oğullarını da alıp gemiyi karşılamaya gitmişler miydi?.. Ne bileyim, Kabataş’a kadar gitmedilerse bile oturdukları Bakırköy sahillerinden geçen gemiyi seyretmişler miydi?.. Maalesef bir yanıt bulamadım.
Peki ya Sadri Alışık?.. Kaynaklar onun da 1946-49 arasında askerlik vazifesini yerine getirdiğini söylüyor. Dolayısıyla, “21 yaşına bastığı gün ne yaptı” sorusunun yanıtını da bulamadım.
Ama bunları ararken Derya Bengi ile Erdir Zat’ın hazırladığı Her Savaştan Bir Yara kitabında ilginç bir şey buldum:[1]
“Devrin operetleri gündelik hayatın barometresi gibiydi. Missouri İstanbul sularına girdiğinde, kendini bir anda Muammer Karaca Tiyatrosundaki Platin Palas temsilinde buldu. Muammer Karaca mirasa konmuş garson, Tevhit Bilge’nin Yahudi seyyar satıcıyı oynadığı operetteki bir sahnede İrma Toto (Karaca) ile Muammer Karaca arasında geçen Missouri’yle ilgili bir diyalogun hemen ardından, Missouri resimli fonun önünde gemici kızlar “Oh Susanna”, “Rose-Marie” gibi Amerikan parçalarıyla dans ediyordu.”
Missouri’nin gelişi sadece Muammer Karaca Tiyatrosu’nda yankı bulmuş değildi. Memleketin neredeyse tamamı “yankı odasına” dönmüştü.
Dönemin gazetelerine bakınca bu “bayram havasının” neredeyse bir ay önce başladığını görürüz.
8 Mart Cuma günü Cumhuriyet alanlar, “Vashington Büyükelçimizin cenazesini Missouri Zırhlısı getiriyor” haberini görür.
Yaklaşık 1,5 yıl önce (11 Kasım 1944) hayatını kaybeden Münir Ertegün’ün cenazesini getirecek olan zırhlı 21 Mart’ta New-York’tan yola çıkacak, çeşitli limanlara uğradıktan sonra İstanbul’a ulaşacaktır.
Habere göre Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü “zırhlının Akdeniz’de yapacağı seyahate herhangi bir siyasi mana atfedilmeyeceğini” söylemiştir. Ancak durumun hiç de öyle olmadığı, ayan beyan ortadadır. Zaten aynı haberin devamında seyahatin tamamen siyasi olduğunu söyleyen bir dizi yorum vardır. ABD “mekânın yeni sahibi”nin kim olduğunu dosta, düşmana gösterecektir.
Diplomatik bir jest için, iki buçuk futbol sahası büyüklüğünde (270 metre) bir geminin seçilmiş olması zaten başlı başına bir mesajdır. Hem de Missouri’nin taşıdığı sembolik önem ortadayken...
Malum, Hiroshima ve Nagasaki’ya atılan bombalardan sonra pes eden Japonya, teslim anlaşmasını 6 ay evvel, 2 Eylül 1945’te bu........
