Sonuçlarını düşünmeden yapılanlar yüzünden…
Türkiye’de futbolun kimsenin memnun olmadığı bir alana dönüştürülmesinin ardından yaşananlar her geçen gün biraz daha fazla garipleşiyor. Söyleyecek çok fazla şey olmasına karşın sadece son on gün içerisinde olup bitenler üzerinden bile bir sezonun röntgeni çekilebilir. Trabzonspor ile Galatasaray arasında yaşanan karşılaşma öncesinde başlayan ve maç boyunca süren gerilimin ‘şinanay’ bestesi üzerinden tüm tribünlerin eşlik ettiği küfürlü tezahürata dönüşmesi rezaletini, yayıncı kuruluşun çanak tutması ile hep birlikte idrak etmiş olduk. Ardından profesyonel disiplin kurulu tarafından verilen cezada ise 41 bin kapasiteli stadyumun 34 bin 718 kişilik kısmının bir maçlık bloke edilmesi yani Trabzonspor kulübünün Başakşehir kulübü ile oynayacağı karşılaşmada bu taraftarlarının desteğinden yoksun kalacağı belirtiliyordu. İşin asıl tuhaf kısmı ise bundan sonra başladı ve kulüp başkanı sayın Ertuğrul Doğan-kendisi aynı zamanda kulüpler birliğinin de başkanlığını yürütmekte-açıklamasında verilen cezanın kabul edilemez olduğunu belirtmek suretiyle kararın futbol vicdanında karşılık bulmadığını söyledi. ‘Eskiden saha kapatma vardı. 34 bin küsur taraftara yanılmıyorsam ceza verildi. Bunun aklı başında olan birinin bu durumu hoş karşılaması mümkün değil. Bu ayıp…Bu adaletsizliğin giderilmesi için tahkime gideceğiz. Ama ne olursa olsun o stat o gün dolacak. Nasıl olacak diye soranlara o gün o stat dolacak. Başvurumuzu yaptık, sonucumuzu bekleyeceğiz. Bir statta 35 bin kişinin tespit edilip cezalandırılmasının bir örneği yok. Ama Başakşehir maçı öncesi bu sorunun ortadan kalkacağını düşünüyorum. Ama gerekirse bedava yaparım o stat dolar’ ifadelerini kullandı.
Filmi biraz geriye saralım ve sezonun ilk yarısında Kocaelispor ile Galatasaray arasında oynanan karşılaşma sonrasında Kocaelispor tribünlerinin toplu küfürler sonrasında benzer bir cezai işlem ile karşı karşıya kaldığını ve bu uygulamanın hayata geçirildiğini ekleyelim. Bir başka ifadeyle Trabzonspor ve Kulüpler Birliği başkanlığı görevlerini ifa eden sayın Ertuğrul Doğan’ın açıklamaları kendi kamuoyuna mesaj vermenin ötesine geçebilecek bir görünüm arz etmemektedir. Ancak bu söylemin bundan sonra ortaya çıkabilecek olan uygulamalar açısından da dikkat çekici bir noktaya karşılık geldiği gerçeğini tarihe not düşmek durumundayız. Çünkü futbol sahalarında yaşananların arka planında sürekli olarak taraftarların yapıp ettikleri üzerinden gerçekleştirilen değerlendirmelerin havada kaldığı gerçeğini, bu ve benzeri söylemler net bir biçimde çürütmektedir. Rüzgâr ekenlerin fırtına biçecekleri ifadesinin yüzyıllar öncesinden bu topraklarda söylendiğini hatırladığımızda bu ve benzeri ifadelerin yarar getirmediği gibi var olan olumlu işleri de tersine çevirdiğini unutmamak durumundayız. Yani bu yaşadıklarımıza durduk yerde gelmedik ve yapıp ettiklerimizin karşılığını kurallar neticesinde göze almak zorunda olduğumuzu bilmeliyiz. Kuralların herkesi bağlamadığı ve herkesin istediğini yapmaya muktedir olduğu bir yerde hiç kimse güven içerisinde olamaz! Birileri kendi güçlerinin test edilemeyeceği iddiası üzerinden hareket etmek suretiyle olup bitenleri eğip bükmeye başladığında bu işin sonu gelmez ve güçlünün de daha güçlüsü ortaya çıkma suretiyle her şeyin daha tuhaf haline geldiği bir dönemin yaşanmasına yol açar. Kulüpler Birliği başkanlığı görevini yürüten bir kişinin üzerinde birden fazla sorumluluk olduğu gerçeği ile hareket etmesi ve bu doğrultuda söylemlerini şekillendirmesi beklenir. Biz yaptık oldu mantığı üzerinden gidecek olursak o zaman bir başka stadyumda da benzer hareketler ortaya çıktığında ve bu durum sizin aleyhinize olduğunda ne yapacaksınız?
Gerilimden beslenme ve sürekli olarak etrafa gerilim saçan demeçlerle varlığını sürdürme anlayışının spor denilen alanın özü ile uyuşmadığı gerçeğini en başta yöneticilerin kabul etmediğini son dönemde yaşanan örnekler fazlasıyla göstermektedir. Kocaelispor başkanı sayın Recep Durul’un ilk yarıdaki Galatasaray maçı sonrasında hem para cezasına çarptırılmış olması hem de hak mahrumiyeti ile cezalandırılmasının ardından geçtiğimiz hafta sonu yaptığı açıklamaların yine benzer bir sonuçla karşı karşıya kalma ihtimali son derece güçlüdür. Ama asıl üzerinde durmamız gereken kulüp başkanlarının ve yöneticilerinin bu söylemler ile kendi pozisyonlarını temize çekme anlayışlarını her daim sürdürmedeki ısrarları olmalıdır. Küfürlü tezahürat üzerinden normalleştirilen gerilimin hiç kimseye yararı olmadığı gerçeğini ısrarla kabul etmek istemiyoruz. Öteki olarak adlandırılan aynadaki aksinizi yok etmenin şehveti üzerinden ağız dolusu küfürlerle yola çıkan ve bütün bunların olmasına çanak tutan yöneticilerin hepsinin rüzgâr ektiklerini unutmamaları gerekiyor.
Kulüp başkanlarının rol modeli olduğu dönemleri çoktan geride bıraktık ve uzun bir zamandır bu topraklarda kulüp yönetimlerinin masaya yumruğunu vurması, hakemlere düdük astırması ve her daim takımlarının haklarını ne pahasına olursa olsun koruması bekleniyor. Hatta bu doğrultuda geçmişte Adana Demirspor başkanlığını yapan sayın Murat Sancak örneğinde olduğu gibi ceza aldığında vinç kiralamak suretiyle tepeden maç seyretmesi gibi örnekler ballandıra ballandıra kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Olumlu ve güzel örneklerin her geçen gün biraz daha fazla kaybolduğu buna karşın olumsuzluğun ve çirkinliğin rol model haline dönüştürüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu durumun futboldan ibaret olmadığını ve futbol alanında olup bitenlerin de içinde yaşadığımız toplumsal vasatlaşmanın bir yansıması olduğu gerçeğini göz ardı etmeden olup bitenleri masaya yatırmak durumundayız. Kocaelispor ile Galatasaray arasında oynanan karşılaşmada yaşananlar bahane edilerek geçen hafta sonu oynanan karşılaşmada ev sahibi takımın astronomik bilet fiyatı uygulamasını devreye sokması etik olmayan bir yaklaşım biçimidir. Bunun yanı sıra misafir takım taraftarlarının kantinlerinin kapatılması ve tuvaletlerinin kitlenmesi ise hiçbir biçimde kabul edilebilir bir yaklaşım tarzı değildir. Ülke olarak olumlu örnekleri el birliği ile çürütüp, vasatlığı ve kötülüğü yaygın davranış kalıbı haline dönüştürdük. Önümüzdeki hafta Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan karşılaşmanın bir karşılaşma olmanın çok ötesine geçirilmesi ne yazık ki en çok futbola zarar verecektir ve haftaya olumlulukları değil etrafa saçılan kötülük tohumlarını ve yansımalarını konuşmak durumunda kalacağız.
Dünyanın aktif olarak en yaşlı teknik direktörlerinden birisi olan ve son karşılaşmasına İstanbul’da Romanya ile yaptığımız milli maçta çıkan Mircea Lucescu hayatını kaybetti. Yolu ülkemizden de geçen ve iz bırakan bir isim olarak Lucescu’yu minnetle anıyorum. Işıklar içinde yatsın.
