Japon Ahmed’in ardından: Emperyalizme karşı dünya devrimciliği
Zafer ve gurur dolu bir öykü... dünyanın en uzak köşelerinden Filistin'in kalbine (FHKC- Kozo Okamoto anısına)
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, 23 Temmuz sabahı yaptığı bir açıklamayla enternasyonal bir devrim savaşçısının hayatını kaybettiğini duyurdu. Uzun yıllardır yaşamakta olduğu Beyrut'ta, 78 yaşında hayatını kaybeden bu savaşçının ardından geriye iki isim kaldı: Doğum adı olan Kozo Okamoto ve Filistin direnişinin ona verdiği isim "Japon Ahmed" (Ahmed el-Yabani).
Bu iki isim arasındaki mesafe, aslında 20. yüzyılın ikinci yarısında filizlenen enternasyonalist devrim anlayışının da özeti niteliğindedir. Japonya'da botanik eğitimi alan genç bir öğrencinin, binlerce kilometre ötede Filistin direnişinin saflarında yer alan bir devrimciye dönüşmesi; antiemperyalist mücadelenin ve Japon Kızıl Ordusu'nun da savunduğu "Dünya Kızıl Ordusu" fikrinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Kozo Okamoto’dan Japon Ahmed’e uzanan yol
Kozo Okamoto, 7 Aralık 1947’de Japonya’nın güneyindeki Kumamoto’da, yedi çocuklu orta sınıf bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Doğduğu sırada Japonya hâlâ Amerikan işgali altındaydı. İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın ardından yürürlüğe giren yeni anayasa, imparatorluğu sembolik bir konuma indirgerken ülkeyi de giderek ABD’nin Asya’daki en önemli askerî üslerinden biri hâline getiriyordu. Okamoto’nun çocukluğu, Kore Savaşı’nın (1950–1953) Japonya’yı bir lojistik merkez olarak kullandığı, Amerikan üslerinin Okinawa’dan Hokkaido’ya kadar yayıldığı ve Japonya Komünist Partisi’nin ağır baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde geçti.
Onun hayatındaki asıl dönüm noktası ise 1960’ların sonunda, üniversite yıllarında yaşandı. Kagoshima Üniversitesi’nde botanik eğitimi gören Okamoto, dünya gençliğinin ayağa kalktığı bir dönemde siyasetle tanıştı. 1968-69 öğrenci hareketlerinin yarattığı küresel dalga Japonya’da da Zenkyōtō (Tüm Kampüs Ortak Mücadele Komiteleri) hareketiyle karşılık bulmuştu. Ancak bu hareket, sıradan bir öğrenci muhalefetinin çok ötesine geçiyordu. Üniversite kampüsleri, Vietnam Savaşı’na duyulan öfkenin, Japonya’daki Amerikan askerî varlığına yönelen tepkinin ve ülkenin savaş sonrası kurulan siyasal düzenine karşı yükselen itirazların buluştuğu alanlara dönüşmüştü. Okamoto da tam bu atmosferin içinde şekillendi.
Emperyalizme karşı her yerde savaş: Japon Kızıl Ordusu
Okamoto, 1971 yılında Japon Kızıl Ordusu’na (JKO) katıldığında örgüt henüz birkaç ay önce, Lübnan’da Fusako Şigenobu tarafından kurulmuştu. JKO’yu Japon solundaki diğer yapılardan ayıran temel özellik, mücadelesini Japonya ile sınırlamamasıydı.
Örgüt, ulusal bir kurtuluş hareketinden ziyade dünya devriminin parçası olmayı savunuyor, emperyalizmin dünya ölçeğinde örgütlendiğini ve buna karşı verilecek mücadelenin de uluslararası olması gerektiğini ileri sürüyordu. Şigenobu’nun geliştirdiği yaklaşım, Mao’dan yola çıkarak “dünyanın kırları”nda savaşmayı önceliyor ve Lenin’in emperyalizmin "en zayıf halkası" tezini aynı çizgide buluşturuyordu. Bu bakış açısına göre emperyalizmin en açık ve en kanayan cephesi Filistin’di; dolayısıyla Filistin’de vurulan her darbe, yalnızca İsrail’e değil, bütün emperyalist sisteme yöneltilmiş........
