İhmal Edilmiş Bir Esas: Seddü’z-Zerai
Hasta olmamak, tedavi olmaktan daha önemlidir. Bu bağlamda İslâm Hukukunda seddü’z- zerai' kavramı karşımıza çıkar. Bu, mefsedetlere yol açan vesilelerin yasaklanması demektir. Mesela şu âyete bakalım:
“Onların (o müşriklerin) Allah yerine taptıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak bilgisizce Allah’a söverler.”[1]
Âyet, müsbet hareketin en güzel numunelerinden biridir. Karanlığa küfretmektense bir mum yakmak daha hayırlıdır. Müşriklerle cedelleşmektense, İslam’ın güzelliğini yaşamak ve fiilen göstermek daha etkilidir. Ayette hitap Hz. Peygamber’e değil, müminlere yöneltilmiştir. Çünkü onun ahlakında böyle bir tavır zaten yoktur.
Dinin yasakladığı büyük günahlardan biri zinadır. Zina, doğan çocukların nesebini belirsiz yapar ve nice fitnelere kapı açar. Kur'an bu çirkin fiili şöyle yasaklar:
“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o pek çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.”[2]
Âyette “işlemeyin” yerine “yaklaşmayın” denilmesinde “değil onu yapmak, niyetlenmekten ve yol açabilecek hâllerden dahi uzak durun” mesajı vardır.
İslam dini zinayı yasakladığı gibi, zinaya götüren şeyleri de yasaklar. Mesela:
-Açık saçık kıyafet caiz değildir.
-Yabancı kadın ve erkeğin baş başa kalması uygun değildir.[3] Çünkü harama düşebilirler. Gerçi baş başa kalmak mutlaka harama düşmek demek değildir, ama o........
