menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Âlemdeki Bütünlük

25 0
01.01.2026

Sınırlarını bilmediğimiz bir âlemde yaşıyoruz. Dünyamız güneş sistemi içinde bir gezegen… Güneşimiz samanyolu galaksisinde bulunan iki yüz milyar yıldızdan bir yıldız. Samanyolunu bir baştan bir başa ışık hızıyla katetmeye kalksak yüzbin ışık yılı yol almamız gerekecek… Samanyolu galaksisi ise, âlemdeki en az yüz milyar olduğu tahmin edilen galaksilerden sadece bir tanesi… Bu kadar geniş olan âlemde bütünlüğü yakalamak, onun tamamını birbiriyle alakalı olarak görebilmek çok da kolay değildir, ama imkânsız da değildir. Şöyle ki:

Ormanda yürüyüş yaptığımızda irili ufaklı otlar ve ağaçlar görürüz. Bunların tamamına “orman” dediğimizde ise onları parça parça olarak görmekten kurtulur, bütünlüğü yakalarız.

İnsanın vücudunda tam bir bütünlük vardır. Baş, el, ayak gibi azalar birbiriyle irtibatlıdır; mide, akciğer, böbrek gibi iç uzuvlar birbiriyle koordinelidir. Benzeri bir şekilde şu âlemin tamamı bir bütünlük arz eder, âlemde her şey birbirini tamamlar. Bediüzzaman’ın ifadesiyle “İnsan küçük bir âlem, âlem ise büyük bir insandır.”[1] Şimdilerde buna mikro kozmos ve makro kozmos denilmektedir.

Muhyiddin Abdal, bir şiirinde şöyle der:

Muhyiddinem dervişem.

Hak yoluna girmişem.

On sekiz bin âlemi,

Bir zerrede görmüşem.[2]

Şeker fabrikasının mamûl maddesi olan şeker, bütün fabrikanın tek elden tanzim edildiğini gösterir. Çünkü fabrikadaki irili ufaklı bütün çarkların elde edilen şekerle alâkası vardır. Benzeri bir alâka hayatla âlem arasında geçerlidir. Âlemi bir fabrikaya benzetirsek her bir canlı bu fabrikada üretilen mamûl madde durumundadır. Böyle olunca en küçük bir........

© Risale Haber