menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Nehrinden Ne Kadar İçmek Lazım?

10 1
03.01.2026

Bazen düşünüyorum da ebedî âleme doğru zevalimiz, dünyaya geldiğimiz anda başlıyor. Doğar doğmaz, ölmeye başlıyoruz bir yönüyle. Yani dünyaya, dünyadan gitmek için gelmişiz, dünyada kalmak için değil. Zaten, dünya ebedî kalmak için yaratılmış bir menzil değil. Dünya her haliyle "Burada kalamazsın, boşuna geçici işlere bağlanıp boğulmayın." diye sesleniyor bize. Dünya, aşk ve kalbî alakaya değmiyor çünkü. Dünyevî işler, kırılmaya mahkum şişeler gibi kırılıyor. Bazen de ona bağlanan kalb, onun zevali ile kanıyor. Şöyle diyelim, insan dünyaya kalmak için değil; dünyadan geçmek için gönderilmiş. Hani 'dünya kalası değil, şöyle bir bakılası yer', deniyor ya. Tam dünya için söylenmiş. Öyle yani. Bakılası kelimesini geçilesi diye de okuyabiliriz.

Bunları düşünürken, Bakara Suresinin "Böylece Talut, ordusuyla Kudüs'ten ayrılınca, onlara şöyle dedi: Muhakkak ki Allah, sizi bir nehirle imtihan edicidir. Buna rağmen, kim ondan içerse, artık benden değildir. Eliyle, bir avuç alan müstesna. Kim de ondan izin verilenden fazlasını tatmazsa, işte şüphesiz o bendendir. Fakat içlerinden pek azı müstesna, hepsi ondan kana kana içtiler." mealindeki 249. Âyetini hatırladım.

Davut Aleyhisselam'ın, askerleri içerisinde olduğu Talut'un ordusu, Calut'un ordusu ile harbe giderken, Talut, kendisiyle gelenlere böyle hitap ediyor. "Bu nehrin suyundan bir avuç içmeye izin var, kana kana içmeye izin yok." Fakat çoğu, dinlemiyor, içiyorlar. İçince, ne oluyor? Takatten düşüyorlar ve cesaretleri kırılıyor. "Bugün Calut ve ordularına karşı bizim takatimiz yoktur." diyorlar. Fakat nehrin suyundan izin verildiği miktar, yani........

© Risale Haber