menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa Kendini Savunmaktan Neden Korkuyor?

21 0
20.07.2025
JEOPOLİTİK

Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını artırma sözü verdiyse de stratejik anlamda giderek daha güvenilemez olan müttefikleri Birleşik Devletlere bağımlı kalmaya devam ediyor. ABD ilişiği kesme tehdidinde bulunurken, siyasi liderler tek önemli soruyu sormayı halen reddediyor: Avrupa güvenliğini kendi başına sağlayabilir mi?

ZAKI LAÏDİ 20 Temmuz 2025

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Lahey’deki ittifak zirvesini tam bir başarı olarak nitelendirdikten sadece birkaç gün sonra, ABD Ukrayna’ya planlanan askerî teçhizat sevkiyatını durdurdu ve birkaç Rus bankası üzerindeki yaptırımların bazılarını hafifletti. ABD Başkanı Donald Trump, o günden bu yana, Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından alınan bu kararı geri almış görünüyorsa da kimse bu yeni geri dönüşün kapsamı ve süresi hakkında bilgi sahibi değil. ABD politikası son derece öngörülemez olmayı sürdürüyor. Bu da Avrupalıları korkutuyor. Buna bağlı olarak ve Rutte’nin yağcılığına rağmen Trump, Amerika’nın güvenlik taahhütlerinin artık Avrupa ülkelerinin kendi savunmalarını güçlendirme çabalarına bağlı olmadığının işaretlerini veriyor.

NATO üyeleri, Zirve’de ittifakın savunma harcama hedefini 2035’e kadar GSYİH’nın yüzde 2’sinden yüzde 5’ine çıkarma konusunda uzlaştı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Avrupa’nın kendini savunması gerektiğini vurgularken, liderleri harekete geçmeye ikna eden asıl neden Trump’ın Avrupa Birliği’ne karşı küçümseyici tavrı oldu.

Bu harcama taahhüdü nispeten kolaylıkla yapılmış olsa da nasıl yerine getirileceği konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor. Yıllarca az harcama yaptığı ve kamu borcu düşük olduğu için Almanya’nın bir miktar mali hareket alanı var, ancak Fransa, Birleşik Krallık ve İtalya da dâhil olmak üzere diğer büyük Avrupa ülkeleri ciddi bütçe kısıtlamalarıyla karşı karşıya.

Bütçe zorluklarının ötesinde, NATO’nun yeni savunma taahhüdü daha derin stratejik sorunlar içeriyor. Bilhassa, şartları ABD belirlediği için, Avrupa’nın yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine karar vermek Trump ve haleflerine kalacak.

Avrupa ülkelerinin GSYİH’lerinin yüzde 5’ini savunma harcamalarına ayırmayı taahhüt etmelerine karşın ABD’nin buna karşılık bir taahhütte bulunmaması, sorunu daha da derinleştiriyor. ABD kıtadaki varlığının çerçevesini belirlemeden önce savunma harcamalarını artırma taahhüdünde bulunarak, Amerika’nın kıtadan uzaklaşmasını teşvik etme riskini almış oluyorlar. Bu klasik bir kısır döngü: Eğer Avrupa ülkeleri bu konuda yetersiz kalırsa, ABD’nin desteğini azaltma gerekçesi olacak; eğer hedeflerini tuttururlarsa, ABD’li politika yapıcılar Avrupa’nın artık........

© Perspektif