Fransa’nın Crous Modeli Türkiye’ye İlham Olabilir mi?
Fransa’nın Crous Modeli Türkiye’ye İlham Olabilir mi?
Fransa’nın Crous Modeli Türkiye’ye İlham Olabilir mi?
Fransa genelinde 3 milyona yakın öğrenciye ulaşan Crous sistemi, bütüncül bir kamu politikası örneği aslında. Hatta Crous’u “üniversite gençliği için sosyal güvenlik sistemi” olarak tanımlayanlar da var. Çünkü öğrencinin yalnızca eğitimini değil, yaşamını sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Peki Crous’un Türkiye’ye ilham kaynağı olması gereken uygulaması nedir?
“İnsanın Taşrası” adlı kitabında “Karanlıkta sözcüklerin ağırlığı katmerlidir” der Elias Canetti. Dahası da var. Karanlıkta bazı rakamların ağırlığı da katmerlidir. Beraberine hüznü, endişeyi, karamsarlığı da getirir.
Çocukların ve gençlerin yoksulluğu da uzun süredir bende böyle katmerli, ağır ve çaresizlik dolu bir duygu yükü bırakıyor. Öğrenci yoksulluğu ve gıda güvencesizliği konusu sadece bizim değil Batılı ülkelerin de uzun süredir gündeminde. Bizden farkları ise konuyu derhal bir devlet politikası haline getirip, iyi uygulama örnekleri ışığında somut eyleme dönüştürmeleri… Bir diğer deyişle, açlık gibi insani bir sorunu siyasi kutuplaşmaların ötesine taşıyarak derhal çözüm üretiyorlar. Çaresizliğin bataklığına saplanmıyorlar.
Bunun için de kısa süre önce insanlık için büyük bir adım atıldı.
Hikâyeyi en başından alalım.
Fransa’daki Crous modeli (Centre régional des œuvres universitaires et scolaires, yani Bölgesel Üniversite ve Okul Hizmetleri Merkezi), üniversite öğrencilerinin yalnızca eğitimine değil, günlük yaşam koşullarına da destek olmayı amaçlayan kamusal bir öğrenci destek ağı. Kökenleri I. Dünya Savaşı’na dek uzanıyor. Devlete bağlı bu yapı; uygun fiyatlı yemekhaneler, öğrenci yurtları, burs ve sosyal yardımların yanı sıra psikolojik destek, kültür-sanat etkinlikleri ve sosyal yaşam hizmetleri sunarak gençlerin ekonomik zorluklar nedeniyle eğitimden kopmasını önlemeyi hedefliyor.
Crous’lar her akademik bölgede kuruluyor. Böylelikle öğrencilerin hangi şehirde yaşadıklarından bağımsız olarak, onlara yakın ve erişilebilir bir destek ağı oluşturuluyor.
Bugün Fransa genelinde 3 milyona yakın öğrenciye ulaşan Crous sistemi, öğrenciliği yalnızca akademik değil aynı zamanda sosyal bir hak alanı olarak gören bütüncül bir kamu politikası örneği aslında. Hatta Crous’u “üniversite gençliği için sosyal güvenlik sistemi” olarak tanımlayanlar da var. Çünkü öğrencinin yalnızca eğitimini değil, yaşamını sürdürülebilir kılmayı hedefliyor.
Peki Crous’un Türkiye’ye ilham kaynağı olması gereken uygulaması nedir?
Fransa’da Crous’a bağlı üniversite yemekhanelerinde sunulan üç çeşit yemekten oluşan menünün fiyatı, gelir durumuna bakılmaksızın tüm öğrenciler için 4 Mayıs’tan itibaren 3,30 Euro’dan 1 Euro’ya (yaklaşık 53 TL) düşürüldü. Bu zamana kadar 1 Euro’luk yemek imkanından yaklaşık 667 bin öğrenci yararlanıyordu.
Söz konusu öğün, ana yemek ve iki yan üründen (zeytinyağlı, peynir, meyve, tatlı gibi) oluşuyor. Crous restoranları akşam da açık ve bu ücretlendirme akşam yemekleri için de geçerli.
Bu uygulamadan daha önce yalnızca düşük gelirli veya burslu öğrenciler yararlanabiliyordu. Ancak, artan yaşam maliyetleri karşısında öğrencilerin maddi yükünü hafifletme amacıyla uygulamanın kapsamı genişletildi.
Uzun Süredir Gündemde
Fransa, yaklaşık iki yıldır bu konuyu kapsamlı şekilde tartışıyor. 2025 yılı ocak ayında Ulusal Meclis’te bu konuda Sosyalist Parti tarafından getirilen yasa teklifi kabul edilmişti.
Şubat ayında bu konuya dair bir konuşmasında, “Sonuçta hepimiz aynı gemideyiz!” demişti Yükseköğretim Bakanı Philippe Baptiste.
Fransa’da üniversite yemekhanelerinde başlayan sübvansiyonlu yemek programı uygulaması, yalnızca bir sosyal yardım politikası olarak görülmemeli. Bu, gençlerin açlıkla eğitim arasında sıkışıp kalmaması için verilmiş siyasi bir karar ve toplumsal bir önceliğin bileşimi aslında.
Çünkü öğrencilik artık yalnızca ders çalışmak değil; aynı zamanda kira, ulaşım, market fişi ve eğlence arasında sürekli hesap yapmak ve denge........
