Önce kendimizi düzeltelim
Kolay olduğu halde yapmadıklarımızın farkına varalım.
Ciğerlerinize bayram yaptıran nefesinizi hiç düşündünüz mü?
Burnunuzu yaratan Allah celle celalühün size yeni nefesinizi burnunuzun önüne kadar getirdiğini, akciğer pompasının otomatik olarak o yeni nefesi alıp eskiyi dışarı verdiğini hiç hatırınızdan geçirdiniz ve O’na şükrettiniz mi?
Hayat gibi, tabiat gibi, kendimize hayat veren yelin, gıda veren güneşin, gönül açan renklerin, sakinleştirme ve coşturma özelliği olan tabiata kendimizi uyduruversek, ten de, can da, kan da, hayatımız da huzur içerisinde olacak.
Rabbimizin koyduğu tabiat kanunlarına uyduğumuzun yarısı kadar Rabbimizin hayat kanunlarına uyuversek ve bu konuda O’nun gönderdiği elçisini Muhammed aleyhisselamı örnek alıversek hayatımız daha özel ve güzel olur.
Önce kendimizden başlayalım.
Rabbimiz, bize yol gösteriyor:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَائِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
“Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır.........
