Seferde emek, zaferde yemek
Sapık Pedofoli bir Aygır’ın emrindeki dünyanın süper gücü ile, katil Siyonist bir savaş suçlusunun emrindeki bir gücün bileşiminden oluşan ve “asla yenilmez bir birliktelik olarak kabul gören” bir koalisyonun hiçbir kural tanımaksızın saldırdığı İran, misli görülmemiş bir zafer kazandı.
Çünkü İran, Allah’ın “Kuvvet hazırlayın” emrini çok iyi anlamış ve çok çalışarak, teknik çalışarak, işleri ehillerine vererek, muhtemel bir saldırıya karşı, bütün ihtimalleri değerlendirerek, çok iyi hazırlanmış. Savunma sanayisine fon ayırmış, emek vermiş. Yani sefer için emek vermiş, çağın teknolojisine uygun yatırımlar yapmış.
Belki çok pahalıya ve çok şehide mal oldu ama İran muazzam bir zafer kazandı. Yenilmez zannedilen süper güçlerin burnunu yere sürterek, bütün dünyaya rezil ederek, kazandı bu büyük zaferi. Şimdi bu zaferin neticelerini alacak. Bir nevi şimdi onun için yemek zamanı.
Gönül arzu ediyor ki, biz de bu zaferden nasibimizi alsaydık. Yemek sofrasına dâhil olsaydık. İran ile beraber adımız anılsın. “İslam âleminin iki güçlü devleti bu zaferi kazandı” denilsin. İslam dünyası galipler safında birleşsin ve böylece yeni bir blok kurulsun. Ama biz, daha doğrusu bizi yöneten iktidar mensupları bu büyük zaferin sefer zamanında emek sarf etmek yerine büyük hatalar işlediler. Keşke bu hataları işlemeselerdi. İşte bu hatalardan birkaç tanesi:
Amerika ve İsrail orduları tüm kaide ve kuralları çiğneyerek ve savaş ilan etmeden İran’a saldırıp, ilk olarak yöneticilerini şehit ettiklerinde, ikinci olarak bir ilkokulu bombalayıp şeytana kurban etmek amacıyla yüzlerce masum çocuğu hunharca katlettiklerinde, bizimkiler sadece “üzüntü belirtip başsağlığı dilemek” yerine dünyayı........
