Mecelle Nâsa; Erfâk ve Maslahata Evfâktır.
“Riyâset-i âcizanem tahtında olarak teşkil olunan cem’iyyet-i ilmiyyede, asrın
en ileri gelir fukaha ve fuzalâsı bulundu. E’imme-i hanefiyye beyninde muhtelefünfih
olan mesâilde nâsa (Kitab ve Sünnete) erfâk (en layık) ve maslahata evfâk (en uygun) olan kaviller tercih olundu ve bu yolda
AHKÂM-I ADLİYYE namiyle bir mecelle te’lif kılındı ve b’il-cümle MAHÂKİM-İ ŞER’İYYE ve NİZAMİYEDE
mer’îy-ül-icra olması için irâde-i seniyye sâdır oldu. Ehl ü erbâbı indinde
pek ziyâde takdir ve tahsin edildi”.[1]
[1] Cevdet Paşa, Tezâkir 1-12, s. 63-64.
Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye’nin Yürürlüğe Girişi ve Türk Hukuk Tarihi Bakımından Önemi
Cihan Osmanağaoğlu Karahasanoğlu Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Hukuk Tarihi Anabilim Dalı.
Ahmet Cevdet Paşa’nın Mecelle’nin özeti olabilecek bu girişinden sonra hiçbir maddenin İslam hukukuna aykırı olmadığını, bilakis EN UYGUN ve EN LAYIK” olduğunu anlamaktayız. İslam hukuku mânâsında ŞERİAT demektir.
Şeriat kelimesi sözlükte, SUYA GİDEN YOL ve SU İÇME YERİ” gibi mânâlara gelmektedir. Râgıb el-İsfahani’nin Müfredât isimli eserindeki ifadesiyle, bu ismin konulması, şeriata girenin arınıp temizleneceğinden dolayıdır…
Istılâhta ise şeriat, “İslam’a ait HUKUKÎ, İTİKADÎ ve AHLÂKÎ hükümlerin bütünü anlamındadır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan İSLÂM HUKUKU kavramı ise İBÂDÂT, MUÂMELÂT, MÜNÂKEHÂT (âile hukuku) ve UKÛBÂTA (cezalar) dâir olan hükümleri ihtiva etmektedir…
Bugün dünyada sekiz milyarı aşkın insan yaşamaktadır. Bunun iki milyara yakını Müslümandır. Yani bir mânâda insanlığın dörtte biri Müslümandır. Allah’ın ahkâmı dediğimiz ŞERİATla idare edilen devlet, yok denecek........
