menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onlarca yıllık düşmanlık: ABD ve İran neden savaş halinde?

10 0
08.04.2026

Ortadoğu'da savaş: İsrail, Lübnan, Hamas, Hizbullah ve İran

Son güncelleme: 8 Nisan 2026 -

Onlarca yıllık düşmanlık: ABD ve İran neden savaş halinde?

8 Nisan 2026 Çarşamba

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla Ortadoğu’da yeni bir savaş başladı. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi gerilimi daha da tırmandırdı. Pakistan arabuluculuğunda iki haftalık ateşkes kararı derin bir nefes aldırsa da ilişkiler oldukça kırılgan. Peki ABD ile İran arasındaki bu düşmanlık nasıl doğdu? ABD ile İran’ı onlarca yıldır karşı karşıya getiren krizlerin kökleri 1950’lere kadar uzanıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla Ortadoğu’daki gerilim yeniden tırmandı. İran saatler içinde İsrail’i ve Körfez’deki Amerikan hedeflerini vururken çatışma kısa sürede bölgesel bir krize dönüştü.

Saldırılarda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney öldü, yerine oğlu Mücteba Hamaney getirildi.

ABD Başkanı Donald Trump savaşın ilk günlerinde yaptığı konuşmada İran yönetimini “47 yıldır Amerika’ya karşı kanlı bir kampanya yürütmekle” suçladı ve bu savaşın artık sona erdirilmesi gerektiğini söyledi:

“47 yıldır İran rejimi ‘Amerika’ya ölüm’ diye slogan atıyor. Artık buna katlanmayacağız.”

ABD ile İran arasındaki düşmanlık yalnızca bugünün politikasıyla açıklanabilecek bir gerilim değil. İki ülke arasındaki kriz, 1953’teki darbeden 1979’daki İran İslam Devrimi’nee, Körfez’deki askeri çatışmalardan nükleer krizlere kadar uzanan uzun bir tarihsel sürecin sonucu.

Gerilimin başlangıcı: 1953 darbesi

ABD ile İran ilişkilerindeki kırılmanın başlangıcı genellikle 1979’daki İran İslam Devrimi olarak görülse de Tahran için hikâye daha erken başlıyor.

1953’te ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), İran’da demokratik seçimlerle iktidara gelen Muhammed Musaddık’a karşı düzenlenen darbeyi destekledi, Musaddık petrol, millîleştirmek istemişti.

1953 darbesi Musaddık’la yaşadığı iktidar mücadalesi ardından ülkesinden kaçan Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin konumunu pekiştirmiş, darbe ardından Şah İran’a geri dönmüş ve ABD’nin yakın bir müttefiki olmuştu.

İran, Şah Rıza Pehlevi döneminde, İsrail’in de bölgedeki stratejik müttefiklerinden biri olmuştu.

İran’da birçok kişi bu müdahaleyi ülkenin egemenliğine karşı yapılmış bir saldırı olarak gördü. Bu hafıza, sonraki yıllarda ABD karşıtlığının temelini oluşturdu.

İran ve İsrail neden düşman oldu?

1979 Devrimi ve rehine krizi

ABD ile İran arasındaki ilişkilerde asıl kopuş 1979’daki İran İslam Devrimi ile yaşandı.

Devrimle birlikte Şah devrildi ve Ayetullah Ruhullah Humeyni liderliğinde İslam Cumhuriyeti kuruldu. Yeni rejim İsrail’i “Küçük Şeytan”, ABD’yi ise “Büyük Şeytan” ilan etti.

Aynı yıl İranlı militanlar Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’ni bastı ve 52 Amerikalıyı rehin aldı. Rehine krizi 444 gün sürdü ve Washington ile Tahran arasındaki ilişkiler tamamen koptu.

Rehineleri kurtarma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı ve sekiz Amerikan askeri hayatını kaybetti. İran, Ronald Reagan’ın başkanlık yemin töreninden dakikalar sonra rehineleri serbest bıraktı.

Rehine krizi, Amerikan kamuoyunda İran’ın “haydut devlet” olarak görülmesinin başlangıcı oldu.

1980’ler: Vekalet savaşları ve Körfez gerilimi

Devrimden sonra, 1980’li yıllar boyunca ABD ile İran arasında doğrudan çatışmalar yerine vekâlet savaşları öne çıktı.

1983’te Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hizbullah militanlarının ABD Deniz Piyadeleri kışlasına düzenlediği bombalı saldırıda 241 Amerikan askeri öldü.

Aynı dönemde İran ile Irak arasında sekiz yıl süren savaş devam ediyordu. ABD bu savaşta Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak’a istihbarat ve askeri destek sağladı.

Körfez’de petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve mayınlama olayları da iki ülke arasında askeri gerilimi artırdı.

1988’de ABD donanması İran’a ait petrol platformlarını vurdu. Aynı yıl bir Amerikan savaş gemisi İran yolcu uçağını yanlışlıkla düşürdü ve 290 kişi hayatını kaybetti. Bu olay İran’da hâlâ unutulmuş değil.

George H.W. Bush’un başkanlığı döneminde İran, 1988 yılında yayımladığı “Şeytan Ayetleri” isimli kitabıyla tepki toplayan Salman Rüşdi’nin öldürülmesine dair fetva verdi. Başına 3 milyon dolarlık ödül konulan Rüşdi, ölüm tehditlerinin ardından İngiltere hükümeti tarafından koruma altına alındı. Humeyni’nin Rüşdi için verdiği fetva, Batı’yı tedirgin etti.

1990’lar ve 2000’ler: İran’ın bölgesel etkisi

1990’lı yıllarda İran’ın bölgedeki etkisi ABD için önemli bir güvenlik sorunu olarak görülmeye başladı. Bu dönemde İran, Lübnan’daki Hizbullah, Yemen’deki Husiler ve Irak’taki Şii milis grupları destekleyerek İsrail karşıtı “Direniş Ekseni”ni güçlendirdi.

1996 yılında ABD’nin Suudi Arabistan’daki varlığından rahatsız olan köktendinciler, El-Huber Kuleleri saldırısında Amerikan askerlerini hedef aldı; 19 personel hayatını kaybetti.

Yükseliş ve düşüş dönemleriyle “Direniş Ekseni”: İran’ın elinde ne kaldı?

2002’de ABD Başkanı George W. Bush İran’ı, Irak ve Kuzey Kore ile birlikte “şer ekseni” ülkeleri arasında saydı. Aynı yıl İran’ın gizli nükleer programına ilişkin bilgiler ortaya çıktı. Tahran nükleer silah geliştirdiği iddialarını reddetse de bu gelişme yeni bir uluslararası kriz başlattı.

Nükleer anlaşma ve yeniden tırmanan kriz

Uzun yıllar süren diplomatik müzakerelerin ardından 2015’te İran ile dünya güçleri arasında nükleer anlaşma imzalandı. Anlaşma İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmasını öngörüyordu.

Dönemin başkank Donald Trump 2018’de ABD’yi anlaşmadan çekti ve İran’a yönelik ağır ekonomik yaptırımlar yeniden devreye sokuldu. Bu karar iki ülke arasındaki gerilimi yeniden yükseltti.

O dönem İran Devrim Muhafızları’nın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, İran’ın vekâlet savaşlarının en önemli isimlerinden biriydi. Süleymani, 3 Ocak 2020’de ABD’nin Bağdat’ta düzenlediği drone saldırısıyla öldürüldü. İran bu olayı açıkça “savaş ilanı” olarak değerlendirirdi. Süleymani’nin ölümü, İsrail ile İran arasındaki gerilimi daha da tırmandırdı ve İran’ın bölgedeki stratejik planlarını derinden etkiledi. Süleymani’nin öldürülmesi, ABD ve İran’ı doğrudan savaşın eşiğine getirdi.

Bölgesel savaşın eşiğinden açık çatışmaya

İran uzun yıllar boyunca ABD ve İsrail’e karşı çoğunlukla vekil güçler üzerinden hareket etti.

Gerilim, 2023’ten itibaren doğrudan askeri eylemlere dönüştü. Özellikle 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği Aksa Tufanı Operasyonu, İran’ın bu saldırıya destek verdiği yönündeki iddialarla ilişkileri daha da gerdi.

Haziran 2025’te ABD ve İsrail savaş uçaklarının Tahran’ı bombalamasıyla İran ile Batı arasındaki gerilim yeni bir aşamaya geçti.

ABD başkanları için sürekli bir kriz başlığı

Yıllar içinde İran, ABD başkanlarının iç politikalarını da etkileyen bir kriz başlığına dönüştü.

1979’daki rehine krizi, Başkan Jimmy Carter’ın ikinci kez seçilme ihtimalini ciddi biçimde zayıflattı. Carter krizi çözemeden görevden ayrıldı.

Yerine gelen Ronald Reagan döneminde de İran bağlantılı krizler gündemden düşmedi. 1984’te Lübnan’da Hizbullah’ın düzenlediği saldırıların ardından ABD barış gücü askerlerini bölgeden çekmek zorunda kaldı.

Reagan yönetimini sarsan en büyük skandal ise İran-Kontra olayı oldu. Reagan’ın ulusal güvenlik ekibinin, Lübnan’da İran bağlantılı grupların elindeki Amerikalı rehineleri kurtarmak için İran’a gizlice silah sattığı ortaya çıktı. Elde edilen paranın ise Nikaragua’daki isyancılara aktarılması büyük bir siyasi krize yol açtı. Skandal kamuoyu soruşturmalarına, üst düzey istifalara ve Reagan’ın popülaritesinde ciddi bir düşüşe neden oldu.

2000’li yıllarda ise Irak’ın işgali İran ile ABD arasındaki rekabeti farklı bir boyuta taşıdı. Başkan George W. Bush yönetimi Saddam Hüseyin’i devirmeyi Ortadoğu’da demokrasi için bir fırsat olarak görüyordu. Ancak Saddam’ın devrilmesinin ardından Irak’ta ortaya çıkan iç savaş ortamı İran’ın bölgedeki nüfuzunu daha da güçlendirdi.

Amerikan yönetimleri yıllar boyunca İran’da daha ılımlı bir siyasi kanadın ortaya çıkabileceği ve iki ülke arasında bir normalleşme sürecinin başlayabileceği umudunu korudu. Ancak İran siyasetinin iki temel gücü olan dini liderlik makamı ve Devrim Muhafızları, Washington’a karşı sert çizgiyi sürdürdü.

Bugün yaşanan kriz ise iki ülke arasındaki gerilimin ulaştığı en açık ve en şiddetli aşama.

Siyaset bilimci Afshon Ostovar’a göre İran uzun yıllardır ABD’nin Ortadoğu’daki etkisine meydan okuyan bir politika izledi. Ostovar bunu şöyle özetliyor: “İran 47 yıldır ABD ile kavga ediyor. Ve sonunda aradığı o kavgayı buldu.”

Kaynak: New York Times, Wall Street Journal

İran Savaşı 2026 İran-ABD

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

ANALİZ | İran’da ateşkes Trump’a nefes aldırdı, peki ya sonra?

Pakistan, ABD ve İran arasında nasıl arabulucu oldu?

Hürmüz Boğazı neden önemli?

Dış Haberler Servisi / Diğer içerikleri

ANALİZ | İran’da ateşkes Trump’a nefes aldırdı, peki ya sonra?

Pakistan, ABD ve İran arasında nasıl arabulucu oldu?

Hürmüz Boğazı neden önemli?

İran ve ABD ateşkes ilan etti: İki hafta sürecek, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş olacak

Savaşın 39. günü: “14 milyon kişi ölmeye hazır” — Trump’tan “medeniyet yok olur” tehdidi

İran’ın petrol kalbi: Hark Adası hakkında neler biliyoruz?

Haftanın en popüler içerikleri

Gökhan Bacık yazdı: Türkçe “kutsal” dini metinler

Selim Kuneralp yazdı: Avrupa’ya dönme zamanı

Geçirdiği 13 yılın ardından şehirden ayrılan yabancı bir gazetecinin vedası: “İstanbul’un karanlığa sürüklenişi”

İsmail Fatih Ceylan yazdı: Fethullah Gülen ABD’ye giderken

İBB davasının 15. günü: 18 kişi tahliye edildi

Ruşen Çakır yorumladı: Ekrem İmamoğlu’nun karnesi

Ruşen Çakır yorumladı: Yılmaz Özdil olayı bize neler söylüyor?

Yılmaz Özdil Sözcü TV’den istifa etti

Gürkan Çakıroğlu yazdı: Statü ve statükocular

Üsküdar Belediyesi’ne operasyon: Servis edilen görüntüye dair yeni bilgi

Medyascope'un günlük e-bülteni

Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.

Medyascope'u destekle

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni

İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.

İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.

İşlenen Kişisel Verileriniz

İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.

Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.

Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları

Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:

İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi

Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi

Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi

Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi

Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,

Organizasyon ve etkinlik yönetimi

Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,

Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,

Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,

Sair tüm yasal yükümlülükler.

Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği

Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.

İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.

Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.

Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.

Kişisel Verilerin Saklama Süresi

Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi

Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

Kişisel Verilerinizin Güvenliği

Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.

Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları

Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.

6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:

• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,

• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,

• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,

• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,

• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,

• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

Hak ve Talepleriniz İçin İletişim

Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.

“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.

Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.

Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.

Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.

Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.

Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.

Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.


© Medyascope