Dijital Sabır Testi
Hatırlar mısınız, son birkaç yıla varıncaya kadar mimarlık denince akla o devasa ozalit ruloları, sırtımızda taşıdığımız klasörler gelirdi.
Belediyeye giderken spor salonuna gitmiş gibi kalori harcardık.
Günün sonunda yorulurduk ama en azından işin nerede takıldığını bilir, ilgili odaya gidip konuşurduk.
Sonra bir gün dediler ki: "Müjde! Dijitalleşiyoruz.
Artık bir tıkla ruhsat alacaksınız, her şey bulutta!
Biz de saf saf sevindik tabii.
" Şimdi odamızda, kahve eşliğinde projeyi yükleyeceğimizi sanıyorduk.
Artık dosya taşımayacağız, kuyruk beklemeyeceğiz, işler hızlanacak."
"Bulut" dedikleri şeyin, aslında mimarların tepesinde biriken karabulutlar olduğunu o zaman anlamamıştık.
Meğer taşıdığımız yük sadece şekil değiştirecekmiş.
Bu kez sırtımız değil, sinir sistemimiz yorulmaya başladı.
Projeyi sisteme yüklüyorsunuz.
Tam "Oh, bitti." diyorsunuz.
Bir bildirim geliyor: "Dilekçenin ıslak imzalı........
