menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tam bayramın içinde, bayramın tam dışında!..

82 0
21.03.2026

Tekrar ve tekrar yazalım, bıkmadan usanmadan, döne döne, bile bile durmadan söyleyelim. Konuşalım ki başkalarının gözüne değil içimize otursun o cümle. Bu utanç, bu zillet, bu uğraş, bu facia kulağımızda küpe olsun isteyelim. ‘İran’da bir seferde YÜZ ALTMIŞ ÇOCUK öldürdü Amerika.’ ABD gazeteleri bile yazdı bu haberi. Fotoğraf ve görüntülerini yayınladı. Yukarıdan çekilmiş bir fotoğrafta, yan yana kazılmış mezarlar gördük. Sanki yerin yüzü deşilmiş, gözleri oyulmuş, bir uğursuz eriyik göğsüne akmış öylece bakıyordu. Medet nereden umsun bir çocuk mezarı? Onları bu hallere düşüren afralı tafralı, halkalı ünvanlı, kutlu ve şöhretli yönetici görünümlü zavallılara mı dert yansın? Geceleyin gözlerini yıldızlara dikip onlardan kendilerini de yanına almalarını mı istesin? Güneşten şefkat dilenip toprağı biraz daha ısıtmasını mı beklesin? Yoksa cehennem bombalarını çocukların, kadınların üzerine kutsal metinler eşliğinde gönderen, insanlıktan çıkmış vahşilere mi yalvarsın? Masumiyetten mi dem vursun? Bir çocuğun gözleri, hele ölmüş bir çocuğun gözleri yeri sarsar!

Haritaya baksan, tarihin sayfalarını çevirsen, geçmişe, arkeolojik çağlara açılsan, müzeleri dolaşıp harap olmuş kadim şehirleri gezsen, Umman uçlarından Arabistan’a, Mısır’dan Ürdün’e, Şam’dan Necef’e, Kabil’den Kandahar’a değin uçsuz bucaksız, çok iklimli, güzel denizli, çöl çalımlı, rüzgâr ipekli, dağ soylu, nehir coşkulu, şiir dilli nice şehir, nice halk, nice musiki alıp başını gider. İnsanın öyküsü kadar talihi hem........

© Karar