menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendine Tanık Olanın Tanıklığı

36 0
06.03.2026

RAMAZAN bizi tanıklık hususunda bir defa daha ayıltır.

Mesele üzerinde derinden derine düşünmeye çağırır. Zira insanın yaşadığı dünyaya tanık olması kadar önemsenecek belki başka bir değer daha yoktur. Zira her şey o tanıklık etrafında döner.

İman, insanın en büyük tanıklığıdır. Şehadetidir. Bu ise kuru kuruya gerçekleşmez. Aklın veriye dayalı olarak çalışması ve kendi anlamında barındırdığı gibi olması gerekenleri olması gereken yere bağlamasıyla gerçekleşir. Tanıklık bilgi gerektirir. Dikkat ve rikkati aynı anda ister. Sürdürülebilir bir ciddiyeti zorunlu kılar. Daima uyanıklığı öngörür ve gafleti hoş görmez.

Kısacası, tanıklık insan haysiyetinin en mühim ayakta tutucusudur. Kendi değerini belirlemesidir. Konum tayin etmesidir. Bu ise varlıklara, evrene, toprağa, gökyüzüne, doğuma, ölüme, insanlık hallerine, yıkımlara, yükselişlere, geçmiş kavimlere hasılı hayatın her anına şahitlik etmekle sağlanabilir.

Kelime-i şehadeti de bu açıdan düşündüğümüzde mevzunun azameti daha kolay anlaşılacaktır.

KENDİNE tanık olanın tanıklığı itibarlıdır.

Kendini bilmemiş, kendini bulup kucaklamamış, noksanları ve fazlalıklarıyla mücadele ederek dengeye gelmemiş, iniş ve çıkışlar tahterevallisinde yorulmamış, acının azabında dilimlenmemiş olanların tanıklığı olmaz. Kendisini göremeyenin başkalarını ne kadar görebileceği su götürür.

YAKIN temas içinde olanların tanıklığı da önemlidir. Hayatının her haline agah olanların söyleyecekleri kıymet arz eder. Yakın ilişkide olanların yüz çizgilerinin altında yatan acıları yudumlayamayan neyin tanığı olabilir? Uykusuz gecelerin kişinin alnında oluşturduğu kıvrımların hangisi olduğunu bilmeyenlerin şahitlikleri sınırlı veya sakattır. Eşlerin, sevenlerin, çocukların, dostların birbirine tanıklığı kişinin kendisine olan tanıklığından sonra terazinin diğer kefesini doldurmalıdır.

ŞAHİT olana da şahitlik edilir. Tek yanlı değildir. Şahit ve müşahit konusunda doğru dengeyi tutturmak ancak vahyin sahih bir talebesi olmakla mümkündür. Bu mesele........

© İstiklal