Şehir Paradoksu II
bir kirmanda ip gibi eğirilirken ömrümüz birer birer ayrıldık siyahlardan lakin beyaz da olamadık griler içinde yüzer şimdi gönlümüz caddelerde bir gölge gibi dolaşır ruhumuz ki kaldırımları soğuk ve ıssızdır o caddelerin ne kadar bağırsan da hiç duyulmaz sesin
gözlerini kapayıp düşünürken yapraksız ağaçları sıvaları dökülmüş kerpiç damları istediğin kadar yok say artık tüm şehirleri karanlık bir mağara ağzı gibi mağaza camları intihar artığı şarkılarla döndürür tüm gözleri ellerini yumruk yapıp sımsıkı kapasan da gözlerini yine de görürsün boyalı ve ışıltılı vitrinleri
içinde ölünemeyen şehirler vardır bir de soğuk bir hastane morgundan alınır cesetlerimiz kaçırılır gibi götürülür tabutlar........
