İ.İ.K. 82 KAPSAMINDA MESKENİYET İDDİASI VE TAKİBE ETKİSİ
Kesinleşen bir genel haciz yolu ile takipte, alacağı tahsil amacıyla çeşitli haciz türleri talep edilebilir. İcra ve İflas Kanunu; ruhu itibariyle hem alacaklı hem de borçlu taraf menfaatlerini korumaya yönelik bir kanundur. Bu sebeple alacaklı tarafa, takibin kesinleşmesi akabinde haciz yolu açılacaktır fakat borçluya ait bazı mal varlıkları için haciz yolu kanun gereği açık değildir. Bu mal varlıkları İ.İ.K.‘ nun haczi caiz olmayan mallar ve haklar başlıklı 82.maddesinde düzenlenmiştir:
İ.İ.K. m.82 “Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:
1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
3. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,
5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,
6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu,
7. Borçlu bağ, bahçe veya meyve veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alet ve edevat, Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,
9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,
10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, 1262-1
11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,
12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi,
13. (Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları. Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.”
İlgili kanun maddesinin 12.fıkrasında da açıkça belirtildiği üzere borçlunun haline münasip evi kanun gereği haczedilemez. Bu yazımızda “ borçlunun haline münasip evi” kavramına ve açılacak bir meskeniyet davasının icra dosyasına etkisine değineceğiz.
Borçlunun haline münasip evi, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu ailesi ile birlikte yaşamını idame ettirdiği, borçlu ve ailesinin hayatına devam edebilmesi ve geçinimini sağlayabilmesi için gerekli olan ev olarak anlaşılmalıdır. Buradaki ev kavramı bir gecekondu, apartman dairesi, bağ evi v.s. olabilir zira evin borçlunun haline münasip olup olmadığı o andaki sosyal ve ekonomik durumuna göre değerlendirilecektir. Ayrıca, tek bir ev için meskeniyet iddiasında bulunulacağı ile ilgili de kesin bir hüküm bulunmamakla beraber haline münasip olması ispatlandığı sürece borçlunun bakmakla yükümlü olduğu ailesinin bulunduğu ev sayısı ve yukarıda değinildiği üzere sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak yargılama yapılacaktır.
Haczedilmezlik şikayeti İ.İ.K. m.16 kapsamında7 günlük hak düşürücü şikayete tabidir. Buna göre haczin öğrenildiği tarihten itibaren (bu süre uygulamada şayet gönderilmiş ise genellikle 103 davetiyesi ile başlayacaktır. ) 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde borçlu taraf İCRA MAHKEMESİNE maskeniyet iddiasında bulunabilir. Meskeniyet iddiasında bulunabilecek taraf borçlu olup , üçüncü şahısların bu iddiayı öne sürme imkanı bulunmamaktadır. Konu ile ilgili olarak ;
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/798 Esas 2025/2532 Karar “ Hemen belirtmek gerekir ki, İİK'nın 283/1. maddesine göre "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir." satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup; 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın mülkiyeti şikayetçi 3. kişiye aittir.
Öte yandan, İİK.'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı yoktur.”
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/304 Esas 2025/1858 Karar “ İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bu maddeye dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı borçlunun şahsına sıkı sıkıya bağlıdır. Bir başka ifadeyle, meskeniyet şikayeti, şahsi hak niteliğinde olup, iddiada bulunan kişinin ihtiyacı ve haczedilen meskenin bu şahsın haline münasip olup olmadığı araştırılarak sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle, haczedilmezlik şikayetinin incelenmesi sırasında şikayetçi borçlunun ölümü halinde mirasçılarının yargılamayı sürdürmeleri mümkün değildir.
Öte yandan, borçlunun ölümü ile İİK'nın 53. maddesi........© Hukuki Haber
