ŞİRKET BİRLEŞME VE DEVRALMA TEBLİĞİ’NDE YAPILAN GÜNCEL DEĞİŞİKLİKLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Rekabet Kurumu tarafından 11 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliğ (No: 2026/2) ile Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de (No: 2010/4) kapsamlı değişiklikler gerçekleştirilmiştir[1]. Söz konusu değişiklikler, yalnızca ciro eşiklerinin güncellenmesiyle sınırlı kalmayıp, işlem tarafı kavramının yeniden tanımlanması, teknoloji teşebbüsü istisnasının coğrafi kriterle daraltılması, ortak girişimlerde koordinasyon analizinin açık biçimde düzenlenmesi, bildirim formunun sadeleştirilmesi ve devam eden işlemler bakımından bir geçiş rejiminin öngörülmesi gibi yapısal nitelikte yenilikler içermektedir.[2]
1.Ciro Eşiklerinin Yükseltilmesi
Güncelleme ile birleşme ve devralma işlemlerinin Rekabet Kurulu’nun iznine tabi olması için aranan ciro eşikleri önemli ölçüde artırılmıştır. Yeni düzenlemeye göre, işlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının 3 milyar TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı 1 milyar TL’yi aşması ya da devralma işlemlerinde devre konu varlık veya faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun 1 milyar TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun 9 milyar TL’yi aşması halinde ilgili işlem bildirime tabi olacaktır.
Bu artışın temel gerekçesi, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı enflasyon ortamı ve makroekonomik dalgalanmalar karşısında eşiklerin reel değerini yitirmiş olmasıdır. Nitekim karşılaştırmalı hukukta da ciro eşiklerinin belirli aralıklarla güncellenmesi, bildirim yükümlülüğünün gerçek piyasa koşullarını yansıtması bakımından yerleşik bir uygulama olarak kabul görmektedir.[3] Avrupa Birliği hukukunda 139/2004 sayılı Konsey Tüzüğü’ndeki eşikler euro cinsinden sabitlenmiş olmakla birlikte, üye devletlerin ulusal eşiklerini güncelleme pratiği farklılık göstermektedir.[4] Türkiye’nin bu adımı, enflasyonist baskılar karşısında eşiklerin işlevselliğini koruma amacına hizmet etmektedir.[5]
Bu yükseltmenin pratik sonucu olarak, orta ve küçük ölçekli çok sayıda birleşme ve devralma işlemi bakımından bildirim yükümlülüğü ortadan kalkacak ve söz konusu işlemler Kurul denetimi dışında kalacaktır. Bu ise, Kurul’un idari kapasitesini ve inceleme kaynaklarını rekabet hukuku bakımından önemli riskler taşıyan büyük ölçekli işlemlere yönlendirmesi bakımından olumlu değerlendirilebilir.
2.Teknoloji Teşebbüsleri İçin İstisna Rejiminin Yeniden Yapılandırılması
Değişikliklerden biri de “teknoloji teşebbüsü” tanımına yönelik istisna kapsamının yeniden şekillendirilmesidir. Güncellemeyle birlikte, teknoloji teşebbüsü istisnası yalnızca Türkiye’de yerleşik teşebbüslerle sınırlandırılmış ve bu işlemlerde 250 milyon TL’lik tekil ciro eşiği aranması öngörülmüştür. Böylece teknoloji odaklı birleşme ve devralma işlemlerinde hedef teşebbüsün Türkiye’de yerleşik olması ve belirli bir Türkiye cirosuna sahip bulunması, bildirim yükümlülüğünün doğması bakımından belirleyici kriter haline getirilmiştir.[6]
Bu tercih, Kurum’un Türkiye merkezli teknoloji ekosistemine yönelik bir odaklanma stratejisi benimsediğini göstermektedir. Dijital pazarlardaki yoğunlaşma işlemlerinin denetlenmesi, özellikle “öldürücü devralmalar” (killer acquisitions) bağlamında uluslararası rekabet otoritelerinin gündeminde belirgin bir yer tutmaktadır.[7] Avrupa Komisyonu’nun dijital pazarlara ilişkin denetim yaklaşımı da benzer şekilde, geleneksel ciro eşiklerinin bu pazarlardaki yoğunlaşmaları yakalamada yetersiz kalabileceği endişesiyle şekillenmiştir.[8] Tebliğ değişikliği, dijital platformlar,........
