menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÇED Sürecini İhlal Eden Fiiller

8 1
30.01.2026

Çevreyi korumak ve geliştirmek, çevre kirliliğini gidermek ve zararları tazmin etmek amacıyla kurallar koymak, bütün bunlar için kaynak yaratmak ve yaptırımlar önermek çevre hukukunun alanına girmektedir. Çevre hukuku, kendine özgü ilke ve yöntemleri bulunan dinamik bir hukuk dalıdır. Bu ilke ve yöntemlerin benimsenmesi, yasal düzenlemelere yansıtılması ve uygulamaya geçirilmesinde bazı sorunlar yaşanabilmektedir. Hukukun işlevi sadece çevrenin korunması için tanımlamalar yapmak ya da yasaklamalar getirmek değildir. Bunun yanı sıra çevre sorunlarını önlemek ve kirliliği gidermek için denetleme, teşvik, eski hale getirme, tazmin etme gibi yöntemleri de içermektedir.

ÇED Raporu Nedir?

ÇED raporu, yani Çevresel Etki Değerlendirme raporu, bir projenin çevre üzerindeki olası etkilerini belirlemek ve bu etkileri en aza indirmek için alınması gereken önlemleri tespit eden bir belgedir. ÇED raporu, çevre koruma bilincinin artırılması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması amacıyla hazırlanır. Bu rapor, projenin tüm aşamalarında çevresel etkilerin değerlendirildiği ve gerekli tedbirlerin alındığı bir süreçtir.

ÇED raporu almak için öncelikle, projenin kapsamı ve niteliğine göre ilgili bakanlığa veya yerel yönetimlere başvuru yapılması gerekmektedir. Başvurunun ardından, yetkili kurumlar projenin çevresel etkilerini değerlendirmek için bir dizi inceleme ve analiz gerçekleştirir. Bu süreçte, projenin çevreye olan etkilerini en aza indirecek yöntemler ve tedbirler belirlenir. Ayrıca, halka açık bilgilendirme toplantıları düzenlenerek, projenin çevresel etkileri konusunda halkın görüşleri alınır ve rapora dahil edilir.

Son olarak, yapılan incelemeler ve halkın görüşleri doğrultusunda, yetkili kurumlar ÇED raporunu onaylar veya reddeder. Onaylanan ÇED raporu, projenin çevresel açıdan uygun olduğunu ve belirlenen tedbirlerin alınacağını garanti eder. Bu rapor, projenin her aşamasında çevresel etkilerin kontrol altında tutulmasını sağlar ve çevre koruma önlemlerinin etkin bir şekilde uygulanmasını temin eder. ÇED raporu, çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk açısından hayati bir öneme sahiptir.

Bilindiği üzere, santraller kurulurken çevresel risk faktörlerinin değerlendirildiği, çevresel açıdan daha olumlu etki yaratabilecek alternatiflerin bulunup bulunmadığının belirlendiği, projenin toplum sağlığı açısından hangi riskleri barındırdığı, projeye konu santral ya da alternatifleri yapılırken hangi çevre koruma önlemlerinin alınacağı gibi konularda çözüm önerisi sunan rapora, Çevresel Etki Değerlendirme Raporu kısaca ÇED denir. ÇED’in temel görevi, projenin çevresel etkilerini göstererek hem çevreyi korumak hem de yatırımcıların doğru karar vermelerini sağlamaktır.

Hukukun ve daha spesifik anlamda idare hukukunun temel amacı, kamu yararını sağlamaktır. Bu anlamda insanın çevresiyle olan ilişkisini ve etkileşimini anlamlı ve verimli hale getirmek, kamunun refah içinde yaşamasını sağlamak adına kamu yararı gözetilerek gerekli yasal düzenlemeler yapılır ve yaptırımlar uygulanır. Yaptırım uygulama yetkisi, idareye aittir. 1982 Anayasasının 56. Maddesi de bu hedefleri destekler nitelikte olup “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” şeklindedir. Yine aynı amaçları sağlamak için 2872 sayılı Çevre Kanunu ve daha teknik detaylara yer veren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği yürürlüğe konmuştur.

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 10 maddesine göre; gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler.

ÇED Raporunun Gerekli Olduğu Faaliyetler

Hangi faaliyetlere ÇED Raporunun hazırlanacağı hususu, anılan yönetmeliğin Ek-1’inde yer alan listede tek belirtilmiştir. Bunlardan bazıları hidroelektrik enerji santralleri, rüzgâr enerji santralleri, proje alanı 20 hektar ve üzerinde veya kurulu gücü 10 MWm ve üzerinde olan güneş enerji santralleri, jeotermal enerji santralleri, doğalgaz sıvılaştırma ve gazlaştırma tesisleri, ham petrol rafinerileri, yollar ve havaalanları, şeker fabrikaları, orman ürünleri ve selüloz tesisleri, çimento fabrikalarıdır. Bu projelere, “ÇED Gereklidir” kararı verilen projelere ve kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur.

ÇED Raporunun Hukuki Niteliği ve Raporu Vermeye Yetkili Makam

Enerji santralleri için düzenlenecek olan ÇED raporlarının hukuki süreçleri büyük önem taşımaktadır. ÇED Raporu, hukuki niteliği itibarıyla bir idari işlemdir. Dolayısıyla bir idari işleme karşı hangi sebeplerle dava açılıyorsa ÇED raporuna da aynı şekilde dava açılır.

Santralin kurulmasının planlanması........

© Hukuki Haber