Buğday Krizi Kapıda
Son haftalarda yaşananlar durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Ağustosta iki taraf da birbirinin limanlarına yük taşıyan, tahıl ve konteyner yüklü sivil gemileri açıkça hedef almaya başladı. Novorossiysk, Tuapse ve Odessa açıklarında seyreden kargo gemileri art arda dronlarla vuruluyor, makineler ateşe veriliyor, mürettebat kurtarma filikalarıyla canını zor kurtarıyor. Bu yangın sadece çeliği ve yükü yakmıyor, insanlığı ve uluslararası deniz hukukunu da küle çeviriyor.
Bizim açımızdan meselenin en can alıcı, en yakıcı noktası ise göz göre göre vurulan Türk sahipli ve Türk bayraklı gemiler. Samsun’a doğru yola çıkan meyve-sebze yüklü Ro-Ro gemisi Nadezhda’dan tutun da Karadeniz’de konteyner taşıyan Türk işletmeli kargo gemilerine kadar uzanan bir füze ve dron terörü var ortada. Mürettebatının neredeyse tamamı Türk vatandaşlarından oluşan gemilerimizde gencecik denizcilerimiz yaralanıyor, can pazarı yaşanıyor.
Hangi tarafın attığı füzeyle vurulduğunun, diplomatik olarak hangi dille kınandığının bir önemi var mı? Mavi Vatan’ın yanı başındaki bu sularda, silahsız ve tek suçu limanlar arası ekmek taşımak........
