menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Unutulan Soykırım

12 0
31.01.2026

Faşizmi yaratan sistemin kendisidir. Şiddeti de sistem üretir. Nazi soykırımından sonrakiler de sistem tarafından yaratılan bölücü politikaların sonucudur. Baskı rejimleri nasıl doğar? İnsanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için kullanmaları zorunlu, yasal haklarını arayışlarının engellemesiyle… Laik hukuktan yararlanamayan birey, “yurttaş” değildir artık.  

Yönetmenliğini Leopold Hoesch’nin yaptığı 2025 Alman yapımı, 58 dakikalık UNUTULAN SOYKIRIM/ SIRADAN ADAMLAR adlı belgeselde, Nazi Almanya’sında, soykırım sırasında binlerce Alman yurttaşının neden ve nasıl Nazi polislerine katılarak toplu vahşet suçları işlediği inceleniyor.

Yıl 1942. İşgal altındaki Doğu’da (Polonya) fethedilen topraklarda ülkenin egemenliğinin sağlanması için Alman askerleri görevlerini ifa etmek için burada konuşlanmışlardır. Aldıkları emir, Yahudileri öldürmektir. Belgeselin senaristi anlatmaya başlıyor: “ Öldürmek zorunda değillerdi. Ayrılanlar oldu. Onları patates soymak, tuvalet temizlemek gibi işlerle görevlendirdiler.”

Peki diğerlerini öldürmeye güdüleyen nedir? Neden ateş ettiler?

Bunlar gündelik hayatta rastlanan sıradan, normal insanlardır. ( Esnaf, fırıncı, marangoz. Vb. çalışan kesim.)  1942, savaşın üçüncü yılıdır. Hamburg’da Nazi rejimi, özel bir görev için adam toplar, işgücü ihtiyacı artmaktadır çünkü. Silahlı kuvvetleri takviye etmek gerekmektedir. Toplanan kişiler ne Nazi yandaşıdır, ne de Yahudi düşmanıdır. Aileleriyle vedalaşıp orduya katılırlar. Polonya’ya götürüldüklerinde hiçbir şeyden haberleri yoktur. Tabur komutanı gerçeği itiraf eder. Çoluk, çocuk, kadın, yaşlı ayırt etmeden bin beş yüz Yahudi vurulacaktır.  Ateş etmeyi reddeden kesim diğerleri tarafından aşağılanır, hor görülür, korkaklıkla suçlanır.

Seyyar ölüm mangalarının evveliyatı vardır. Polonya 1939’da işgal edildiğinde halkın gözetim altında tutulması için Alman yurttaşları polis olmayı kabul etmişlerdir. İleride askerlik yapmaktan kurtulacaklarını umuyorlardır.  Göreve hazırlanmak için kurs görürler. Artık amaçları işgal edilmiş topraklarda Nazi rejimine hizmet etmektir. Nazilerin imha politikalarına uyuluyor ama katliam, gizli tutuluyordur. Ancak 1941 yılında bir hata yapılır ve ölülerin listesi ortaya çıkar, kamuoyu gerçeği öğrenir.

Yıl 1947, savaş bitmiştir. Nürnberg Mahkemesinde savaş suçluları yargılalanmaktadır. Araştırmacı açıklama yapar:   ”Liderler, eğitimli kişilerdi. Seyyar ölüm mangasını yöneten Ohlendorf beş çocuk sahibi, özgüvenli, dürüst bir adamdı. Hiç bir suçunu inkâr etmedi. Kurbanlar kamyonlarla ormana götürülüyor. Ateş edenlerle yüz yüze getiriliyorlar. Bazıları sivil hayattan birbirlerini tanıyorlar. Katliam uzun sürerse katillerden bazıları yemek yiyemiyor, kusuyor. Uyuyamıyor, kâbus görüyor. Yüksek rütbeli bir subay merkezden psikolojik destek istiyor. ‘Adamlarım daha çok acı çekti,’ diyor. Suçlularsa Yahudilere acı verici işler yaptıklarında,........

© Gazete Manifesto