menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zorunlu yaş denetimi çocukları koruyabilir mi?

29 0
28.02.2026

Gençler ve çocuklar için çeşitli servislere zorunlu yaş denetimi getirilmesi tartışmaları yıllardır birçok ülkenin gündeminde. Ancak geride bıraktığımız ay sanki elbirliği edilmişçesine pek çok ülkede hükümet yetkililerinden bu konuda açıklamalar ve kimi ülkelerde kısmen bununla bağlantılı cezalar da birbiri ardına geldi. İngiltere, Reddit’e yaş kontrolu yapmayarak çocukları riske attığı için 14,5 milyon sterlin ceza kesti. ABD’de Federal Ticaret Komisyonu yaş doğrulama teknolojileri söz konusu olduğunda çocukların çevrimiçi gizliliğinin korunmasına dair COPPA düzenlemesini uygulamayacağını açıkladı. New York Başsavcısı bazı oyunlardaki ganimet kutularının çocukları yasadışı kumara alıştırdığı iddiasıyla Valve’a dava açtı. Türkiye’de ise anonimlik Adalet Bakanlığının, oyunlar ve sosyal medyaya erişim ise Aile Bakanlığı’nın hedefindeydi. Kişisel Verileri Koruma Kurumu ise TikTok, Instagram, Facebook, Youtube, X ve Discord hakkında “Çocukların dijital ortamda karşılaşabilecekleri potansiyel risklerden korunması” temelinde bir soruşturma başlattı.Yapılan ve yapılmak istenen düzenlemelerin hemen her yerde ana propaganda noktası çocukları ve gençleri sosyal medyanın, oyunların vb. zararlarından korumak. Hemen her ülkede bu konuya getirilen “çözüm” ise “zorunlu yaş doğrulaması”. Zorunlu yaş doğrulamasının teknik olarak ne anlama geldiğini biraz açalım. Beyana dayalı bildirim ile çocukları filtrelemek mümkün değil. Biyometrik yöntemler hem kolayca aldatılabiliyor hem de biyometrik verilerin çevrimiçi iletilmesi riskli. Kredi kartı ile doğrulama da hem aldatmaya müsait hem de platformlarla bilgilerin paylaşılması anlamına geliyor. Tüm bu problemlere karşılık olarak önerilen çözüm ise resmi kimlik ile yapılabilecek bir doğrulama. Ancak resmi kimlikle doğrulamanın çocukları ve gençleri koruyacağı da gerçekçi bir iddia değil. Doğrulamanın yapılacağı sunuculardan eninde sonunda yaşanacak veri sızıntıları başta çocuklar ve gençler olmak üzere herkes için ciddi bir tehlike. Yine davranış alışkanlıklarımızın şirketlerce kimlik numaralarımıza bağlı bir şekilde profillenmesi ve bu profillerin bizi ayrıntılı hedefleyen reklamlar için kullanılması bir başka dert. Vatandaşlarının kimlik verileri daha önce çeşitli şekillerde Internet’e sızmış Türkiye gibi ülkelerde sızan verilerle yapılabilecek sahte doğrulamalar ikinci bir tehlike. Kişilerin tüm trafiğinin kimlikleri ile bağlantılı olarak izlenmesi, kayıt altına alınması ve fişlenmesi baskıcı ülkelerde ciddi bir risk. Meselenin bir diğer yanı ise anonimlik hakkının pek çok kişi için pratikte ortadan kaldırılması. Çevrimiçi anonimlik ortadan kalkarsa sırf fikirlerini ifade ettiği için aileden, partnerlerden, patrondan, devletten ve baskı görme riski kendiliğinden bir sansür/otosansür mekanizması da yaratmış olacak. Tüm bu riskler böyle bir doğrulamaya karşı çıkmak için zaten fazlasıyla yeterli ama bahsetmemiz gereken son bir nokta daha var. Gerçek kimlik ile doğrulamaya dayalı modeller yeterince azimli gençlerin ve çocukların arkasından dolanamadığı geçilmez duvarlar değil. Dolayısıyla bir kesim genç ve çocuk her halükârda bu sistemleri aldatacak. Bu sistemleri aldatmayı başaramayanların bir kısmı ise daha küçük ve sıklıkla da daha tehlikeli platformlara doğru kayacak. Böyle bir sistemin çocukları ve gençleri koruması mümkün değil. Eğer mesele gerçekten çocukları ve gençleri korumak ise çocuklar ve gençler de dahil herkesi verilerini kimlikleri ile bağlantılı bir şekilde Internet’e yüklemeye zorlamaktan vazgeçmek gerek. Bir diğer yapılması gereken de ebeveynlerin endişelerini körüklemek yerine ebeveynlere çocukları ile birlikte Internet ve dijital mecraları en verimli ve en tehlikesiz şekilde nasıl kullanacaklarını yaygın bir şekilde anlatmak olmalı. 


© Evrensel