Internet’e yeni gözetim kulesi: Yaş denetimi
Gençler ve çocukların sosyal medyaya erişiminin engellenmesi pek çok ülkede tartışma konusu. Avustralya’da yasal düzenleme 2025 sonunda yürürlüğe girdi. ABD’de bir yandan Çocukların Çevrimiçi Güvenliği Yasası (KOSA) tartışılırken diğer yandan da eyaletler düzeyinde VPN yasağı da içeren kimi düzenlemeler yapılmaya çalışılıyor. Almanya Şansölyesi Merz çevrimiçi anonimliği hedef alan bir konuşma yaparken, Yunanistan Başbakanı Miçotakis “Sosyal medyanın çocuklar ve ergenlere yasaklanmasının demokratik sorumluluklarla el ele gittiğini” anlatıyor. Türkiye’de ise hem çocuk ve gençlere sosyal medya yasağı hem de resmi kimlik ile hesapları doğrulama gündemde. Pek çok ülkede hükümetler Çin’in on dört yıldır uyguladığı “Internet gerçek isim sistemi”nin benzerlerini hayata geçirmeye çalışıyor.
Kurulmaya çalışılan sisteme dair sunulan temel gerekçeler “çocukların güvenliği ve sağlıklı gelişimi” ile “anonimlik hakkının kötüye kullanımı” olarak özetlenebilir. Çocukların çevrimiçi dünyada da olabildiğince güvende olması kimsenin kolayca itiraz edebileceği bir talep değil. Anonimliğin kötüye kullanımını da kimse savunmaz. Ancak pek çok ülkede yapılmak istenen yasal düzenlemeler ne çocukların daha iyi korunmasıyla sonuçlanacak ne de anonimliği kötüye kullananların ortadan kalkmasıyla. Aksine başta çocuklar ve gençler olmak üzere herkesi tehdit altında bırakacak devasa gözetim, denetim ve sansür makineleri ortaya çıkacak. Bu tip bir mekanizmalar açısından ilk akla gelecek kaygılar devlet fişlemesi ve sansür olacaktır. Ancak sorun bunlarla sınırlı değil. Discord’un da kullandığı yaş doğrulama şirketi Persona hakkında ortaya çıkanlar sorunun büyüklüğü hakkında fikir verebilir.
İki hafta önce Discord’un yaş doğrulamasını zorunlu hale getirmesinin ardından üç güvenlik araştırmacısı bu sistemi atlatmanın bir yolu var mı incelemeye başladı. Bu inceleme sırasında ulaştıkları kamuya açık 2 bin 456 dosya Persona’nın biyometrik verilerinizle finansal verilerinizi bir araya getiren ve muhtemelen hükümet düzeyinde müşteriler için tasarlanmış bir arayüzü olduğunu, fotoğrafınızı çeşitli “aranan” listeleri ile karşılaştırabildiğini; IP adresi, tarayıcı parmak izi, cihaz parmak izi ve hatta fotoğrafınızın arka planı gibi verileri analiz ederek üç yıla kadar saklayabildiğini, finansal verilerinizi ve kripto varlıklarınızı bulup analiz etmeye çalıştığını ortaya koydu.[1] Sadece yüzünüze bakarak sizi şüpheli şahıs olarak işaretleyebilen bu sistemin ayrıntılarının ortaya dökülmesinin ardından Discord, Persona ile çalışmayacağını duyurmak zorunda kaldı.
Mesele sadece Persona değil. Diğer şirketlerin verilerimize tıpkı Persona gibi büyük bir iştahla baktığı neredeyse kesin. Amazon’un dış kapı kamerası satan şirketi Ring bunlardan biri. Ring CEO’sunun sızdırılan e-postalarına göre Ring’in “Mahalledeki kayıp köpekleri bulma” amacı ile pazarladığı yeni arama sisteminin hedefinde devasa bir gözetim ağı ile “Mahallede suçu sıfıra indirmek” vardı.[2]
Bu dev gözetim ağlarının olağan sonucu birden fazla şirket ve birden fazla devletin aklımıza gelmeyecek denli detaylıca bizi profillemesidir. Yasal ve yasa dışı gözetim/istihbarat alanında başı çeken şirketlerin ABD ve İsrail’de öbeklenmiş olduğunu da ayrıca not düşmek gerek. Yarın ülkede kurulacak bir çevrim içi yaş/kimlik doğrulama mekanizması pratikte verilerimizi tam da bu pazara sokacak. Dahası bu kadar değerli verinin saldırganların hedefine girmemesinin de olasılığı yok. Özetle hem devletler hem şirketler hem de dolandırıcılar tarafından detaylıca profillerimizin oluşturulacağı ve bu profillerin ihtiyaca göre kullanılacağı bir sistem bu.
Her köşebaşında “Kimlikleri görelim” diyen şirketlerin beklediği, dört bir yanı güvenlik kameralarıyla izlenen, çevresi dikenli tellerle çitlenmiş bir Internet’e doğru ilerliyoruz. Çevrimiçi ifade özgürlüğünün temel bileşeni anonimlik hakkının ortadan kaldırıldığı, herkesin dört bir koldan daha fazla risk altına girdiği bir Internet.
^ https://bit.ly/4aBtpvb
^ https://bit.ly/4tIQAek
