menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çimentonun bedeli: Betonlaşan hayatlar ve organlar

11 1
31.01.2026

Türkiye’de çimento üretimi, yalnızca inşaat sektörüne bağlı bir alan değil; madencilik, enerji ve bölgesel savaşların belirlediği daha geniş bir ekonomi politiğin parçası olarak büyüyor. Bu büyüme, çimentonun temel girdilerinin açık ocak madenciliğiyle elde edilmesine, sanayide en yüksek enerji tüketimine sahip üretim süreçlerinden biri olmasına ve bölgesel savaşların yarattığı güvencesiz, kayıt dışı emek rejiminden doğrudan beslenmesine dayanıyor. Oysa bu büyümenin nasıl ve kimin pahasına gerçekleştiği sorusu neredeyse hiç sorulmuyor. Türkiye, Avrupa’nın en büyük çimento üreticileri arasında yer alırken, bu üretimin bedeli işçiler, halk ve giderek sağlıksızlaşan yaşam alanları üzerinden ödeniyor. Çimento sektörü yalnızca bir inşaat girdisi değil; işçi sağlığı, halk sağlığı ve çevre üzerinde doğrudan ve kalıcı etkiler yaratan bir üretim alanı.

Çimento fabrikalarında çalışan işçiler yoğun biçimde silika tozu, ağır metaller, gürültü ve yüksek sıcaklığa maruz kalıyor. Silikozis, KOAH, kronik bronşit ve akciğer kanseri bu sektörle doğrudan ilişkili meslek hastalıkları arasında yer alıyor. Ancak Türkiye’de meslek hastalıklarının tanı ve bildirim mekanizmaları fiilen işletilmediği için bu hastalıklar büyük ölçüde görünmez kılınıyor. İşçi sağlığı ve güvenliği mevzuatı kağıt üzerinde varlığını sürdürse de, üretim sürecine müdahale edemediği ölçüde işçiyi koruyan değil, sermayenin sorumluluğunu sınırlayan bir araç haline geliyor.

Sorun yalnızca iş yerleriyle sınırlı değil. Çimento fabrikalarından yayılan PM10 ve PM2.5 düzeyindeki partiküller, tesislerin çevresinde yaşayan halk için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Solunum yolu hastalıkları, kalp-damar sorunları ve çocuklarda gelişim bozuklukları, bu tesislerin yoğunlaştığı bölgelerde daha sık görülüyor. Bu nedenle çimento üretimi, işçi sağlığı ile halk sağlığını birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı sektörlerin başında geliyor.

İzmir Bornova-Altındağ’da bulunan ve İtalyan sermayesine ait Çimentaş Fabrikası, bu tablonun güncel ve çarpıcı örneklerinden biri. Yoğun yerleşim alanı içinde faaliyet gösteren tesisin........

© Evrensel