LÜTFEN BALKONLARA ÇÖP ATMAYINIZ
Sağlık ile ilgili, sağlığımızın önemiyle ilgili bir sürü afiş, görsel ve yazıları gördüğümüz kurumlardır hastaneler. Okur bilgi sahibi olur, bildiklerinizin ise altını çizmiş olursunuz tekrar okudukça.
Bu sefer öyle olmadı. Şaşırdım ve üzüldüm.
Kaldığım odaya ilk girdiğimde beni karşılayan adeta o yazı olmuştu. Kapıdan girdiğimde karşı pencereye tutturulmuş, bir A4 kağıdına yatay olarak iri puntolarla yazılmış yazı;
“Lütfen Balkonlara Çöp Atmayınız.”
Nasıl yani? Hastanede çöp balkonlara da mı atılıyordu? Koridorlarda, odalarda, tuvaletlerde çöp atabilmeniz için bir sürü çöp kovası var iken çöpler, zaten beş on santim ancak açılabilen pencerelerden balkonlara nasıl atılıyordu ki?
İspanya’da Endülüs’ten kalan veya Güney Amerika’nın sömürge dönemi Cartagena, Cusco gibi şehirlerinde, en fazla üç katlı, bitişik nizam patio tarzı evlerin balkonları için de oralarda yaşamak zorunda olan insanlar için de bu tür uyarı yazıları tarih boyunca hiç yazılmış mıydı?
Yine Avustralya Aborjinleri’nin veya en ilkel yaşayan Afrika Kabilelerinin sağlık hizmeti aldıkları sağlık tesislerinin pencerelerinde de bu tür uyarı yazıları var mıydı acaba? Oralarda da o insanlar çöpleri balkonlara veya çöp kovaları dışına atıyorlar mıydı?
Yazıyı gördüğüm hastane, bir üniversite eğitim ve araştırma hastanesi. Belki de bu yüzden uyarı ‘Lütfen’ kelimesi nezaketiyle başlamış.
Tahmin ediyorum ki günde binlerce kişinin geldiği, yüzlerce hastanın yattığı bu hastanede, ancak ruh sağlıkları yerinde olmayan çok küçük bir sayıdaki insanlar için yapılmış bir uyarıdır. Hastane yönetimi, verdikleri sağlık hizmetinin niteliğini arttırmaya yönelik,........
