Vatandaşı hedef alan finansal krizler ve çıkarılmayan dersler
- Türkiye’de finansal krizlerin ve yüksek kazanç vaatlerinin yarattığı mağduriyetler Banker Kastelli’den Çiftlik Bank’a uzanan yaklaşık 45 yıllık bir geçmişe sahip. 131 fon skandalı ise bu zincirin son halkası olarak, yalnızca yatırımcıları değil, sermaye piyasalarını, kamu denetimini ve ülkenin finansal itibarını ilgilendiren çok daha geniş bir tablo ortaya koyuyor.
- 800 milyar liranın üzerinde fon büyüklüğü ve 450 bini aşan katılımcıyla gündeme gelen 131 fon skandalı, kayıpların ötesinde ciddi sorular doğuruyor: Denetim mekanizmaları neden çalışmadı, dış denetim şirketlerinin sorumluluğu ne ve yaşananların Borsa, döviz rezervleri, ülke risk primi ve Türkiye’nin uluslararası finansal itibarı üzerindeki etkisi nereye kadar uzanacak?
Türkiye, son iki aydan beri ve özellikle on gündür “Fon” skandalı ile çalkalanıyor.
Ekonomik, sosyal, finansal boyutları çok yüksek olan fonlarla ilgili kriz Türkiye için ne yazık ki ilk değil; ama umarım son olur. Türkiye için ilk değil; zira özellikle 24 Ocak 1980 kararlarıyla ekonomide yeni bir faza geçildiği ve serbestinin fırsat bilinerek korsanca finansal vurgunlara yönelindiği biliniyor. Banker krizi olarak başlayıp fon krizine evrilen yaklaşık 45 yıllık bir geçmiş.
“Vikipedi” bankerler krizini şöyle tanımlıyor: “Bankerler krizi, Türkiye tarihinde 1980'li yıllarda yüksek faizli gelir elde etmek amacıyla paralarını bankerlere yatıran ve bankerlik sisteminin çöküşü ve mevduat sahiplerinin parasını kaybetmesi ile sonuçlanan olay. Sayılarının 300 bini geçtiği tahmin edilen bankerzedeler 1980'li yıllarda Türkiye gündeminin popüler konularından biri olmuştur. Olay, toplumsal bir infiale yol açmış, o dönem intiharlar, öldürme ve yaralamalar artmış”.
Yapay zekâ da bu alıntıyla şu değerlendirmeyi yapıyor: “1980 yılında serbest piyasa ekonomisine geçilmesi ve faizlerin serbest bırakılmasıyla bankerlerin önü açıldı. Bankaların mevduat faizi yarışında yetersiz kaldığı dönemde bankerler, enflasyonun kat kat üzerinde faiz vaat ederek yastık altı birikimleri topladı.”
Şimdi dilerseniz bu krizlerin bazılarını sembol isimleriyle veya ifadeleriyle özetleyelim;
- Banker Kastelli: Seksenli yılların başında Türkiye’yi derinden sarsan Banker Kastelli vurgunu, binlerce vatandaşın hayatını altüst etti. Yüksek faiz vaadiyle evini ve arabasını satan binlerce insan bir gecede sıfırlanırken, Cevher Özden'in yurt dışına kaçışıyla patlak veren bu devasa finansal kriz, o dönemde Cumhuriyet tarihinin en büyük dolandırıcılık vakalarından biri olarak hafızalara kazındı. Kastelli, önde gelen bankaların yüksek faizli tahvil ve mevduat sertifikasını alıp satmış ve bunun karşılığında yatırımcısına kısa sürede fazla ve kolay para kazandırmayı........
