menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BU ÜLKE CUNTACILARDAN NELER ÇEKMEDİ Kİ

12 0
15.07.2026

Demokrasi, milletin iradesinin sandıkta tecelli ettiği en büyük ortak değerdir. Ancak Türkiye’nin demokrasi tarihi, ne yazık ki sadece seçimlerin ve milli iradenin tarihi değildir. Aynı zamanda darbelerin, muhtıraların, vesayet odaklarının ve cunta zihniyetinin gölgesinde verilen büyük demokrasi mücadelesinin de tarihidir.

Bu ülke cuntacılardan neler çekmedi ki…

Millet ne zaman kendi kaderine sahip çıkmak istese, ne zaman sandık güçlü bir irade ortaya koysa, birileri kendisini milletin üstünde görmeye kalktı. Sandıkta kazanamadığını tankla, tüfekle, muhtırayla, yargı vesayetiyle ya da bürokratik müdahalelerle elde etmeye çalışan zihniyet, Türkiye’nin gelişmesini yıllarca geciktirdi.

27 Mayıs 1960 bunun en acı örneklerinden biridir.

1950 yılında halkın büyük desteğiyle iktidara gelen Adnan Menderes ve Demokrat Parti, Türkiye’de çok partili demokratik hayatın güçlenmesinde önemli rol oynadı. Ancak milletin oyuyla gelen hükümet, 27 Mayıs sabahı silahların gölgesinde görevden uzaklaştırıldı. Ardından Yassıada’da yürütülen yargılamalar sonucunda Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi.

Demokrasi tarihimizde bu idamlar sadece üç devlet adamının hayatına mal olmadı; aynı zamanda milletin sandığa olan güvenine de derin yaralar açtı.

Fakat darbe geleneği bununla sınırlı kalmadı.

1971’de muhtıra verildi.

1980’de bir kez daha tanklar sokaklara çıktı.

Siyasi........

© Diriliş Postası