menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hulusi Akar: "Terörsüz Türkiye artık bir temenni değil, devlet politikasıdır"

26 0
03.03.2026

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve önceki dönem Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarından savunma sanayiindeki tarihi atılımlarına kadar pek çok kritik başlığı Diriliş Postası'na değerlendirdi. Küresel sistemin çöktüğü bir dönemde Türkiye'nin bir istikrar adası olduğuna dikkat çeken Akar, Suriye'deki yeni dönemden inşa edilecek Milli Uçak Gemisi'ne kadar ezber bozan açıklamalarda bulundu. Diriliş Postası yazarı Çetin Agaşe'nin sorularını yanıtlayan deneyimli devlet adamı, hem bölgesel krizlerin perde arkasını hem de "Terörsüz Türkiye" hedefindeki tavizsiz yürüyüşü tüm şeffaflığıyla anlattı. İŞTE HULUSİ AKAR'IN MESAJLARI

- Efendim, İran'a yapılan saldırılar bölgeyi nereye sürükleyecek? Türkiye yaşanabilecek olası sıçramalara ve krizlere ne kadar hazırlıklı?

Hulusi Akar: Meseleye sadece Amerika, İsrail ve İran ekseninde değil, dünya genelindeki gelişmelerin bir sonucu olarak bakmalıyız. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel kurumlar, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve uluslararası hukuk ciddi şekilde erozyona uğradı. Artık bir hükümleri kalmadı. Bunun en son örneğini maalesef Gazze'de, Filistin'de dehşetle izledik. İsrail, 70 binden fazla insanı, çocukları katletti; etnik temizlik ve soykırım yaptı. BM'nin hiçbir fonksiyonu, kuralların hiçbir geçerliliği kalmadı. Uluslararası Adalet Divanı ve Ceza Mahkemesi'nin girişimlerini uygulaması da mümkün olmadı.

İran'a yönelik saldırıların ardından bizim en büyük temennimiz bir an önce ateşkesin sağlanması, diplomasiye ve diyaloğa dönülmesidir. Türkiye bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten bir istikrar adasıdır. Olası krizlerin bize sıçrama ihtimaline gelince; ben savunma güçlerimizi her zaman bir itfaiyeye benzetirim. Bir yerde yangın çıkacağı kesindir ama nerede ve ne zaman çıkacağını bilemeyiz. Ancak itfaiye arabasıyla, suyuyla, personeliyle her an yangına müdahale etmeye nasıl hazırsa, biz de tüm krizlere karşı aynı konseptle hazırız. Sınırlarımızda halihazırda çok sıkı tedbirlerimiz var ve bunları sürekli gözden geçiriyoruz. Olası bir göç tehlikesine ve diğer siyasi, sosyal, ekonomik etkilere karşı da proaktif davranıyoruz.

"Hudutlarımızda terör koridoru tamamen çöktü"

- Terörle mücadelede sınır ötesinde hedeflediğimiz noktaya geldik mi?

Hulusi Akar: Gayet tabii. 40 yılı aşkın süredir başımıza musallat olan bu terör belasıyla mücadelede çok ciddi bir noktaya geldik. 2013-2015 çözüm sürecini terör örgütü anlayamadı, bir acziyet olarak görüp istismar etmeye kalktı. 24 Temmuz 2015'ten itibaren yeniden başlattığımız mücadelede teröristler dağlarda tutunamayıp şehirlere, çukurlara kaçtılar; o kendi kazdıkları çukurlara gömüldüler. Sonra yurt dışına kaçtılar. Biz "terörü kaynağında yok etme" esasına geçtik ve Irak'ın kuzeyindeki inlerini başlarına yıktık, yıkmaya devam ediyoruz.

Suriye'de ise 2011'den itibaren bir terör koridoru hevesine kapıldılar. Irak'tan Akdeniz'e kadar bir koridor kuracaklarını sandılar. Biz bunun mümkün olamayacağını söyledik. Mehmetçik; Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla bu koridoru başlarına yıktı. Hudutlarımızda terör koridoru tamamen çöktü. Başlangıçta ABD ile ortak hareket etmeyi düşündük ancak onlar YPG ile iş tutunca biz kendi göbeğimizi kendimiz kestik. ABD'ye de hep "Bizimle çalışın, YPG ile çalışmayın" dedik. Nitekim 10 yılın sonunda bizim dediğimiz noktaya geldiler.

Diğer yandan Suriye ile olan münasebetlerimiz son gelişmelerle yeni bir evreye dönüştü. 61 yıllık Baas rejimi sona erdi ve Şam'da yeni bir devlet aklı var. Biz Esad rejimine de ABD'ye de hep aynı şeyi söylemiştik: "Sınırlarımızda terör örgütlerinin varlığını asla kabul edemeyiz." Şam'daki yeni rejim de yasa dışı silahlı gruplara müsaade etmeyeceğini net şekilde ortaya........

© Diriliş Postası