menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÇOCUKLAR DEĞİL, BİZ KAYBETTİK

18 0
22.04.2026

Marifet birbirimizi her yanlışta kınamak, tokatlamak değil. Asıl marifet devlet ve toplumsal sorumluluk çerçevesinde var olan yanlışın ya da arızanın düzelmesine çaba harcayarak katkı sağlamak. Açığımızı arama, o açıktan bizi parçalama işini yapmaya hevesli düşman devletli var zaten.

Marifet, onların eline koz vermemek, marifet, onların emel ve isteklerine çanak tutmamak…

Bu giriş cümleleri ışığında gelelim asıl konumuza.

Olaylar oldu, yaşandı, fail arandı. Ve yine en kolayı seçilerek sanal oyunlar suçlu bulundu. Peki, bitti mi, rahatladık mı? Bir günah keçisi bulup vicdanımızı akladık mı?

Asıl mesele bu değil. Asıl mesele, o çocukları o karanlığın, o ucubenin, o kontrolsüz dünyanın kucağına bırakırken biz neredeydik?

Evet, biz neredeydik? Suçu dışarıda arıyoruz ama aynaya bakmaya cesaret edemiyoruz. Ben bunu önceki yazımda da söyledim. Altını kalın kalın çizdim. Mesele oyun değil, mesele boşluk.

Anne-babanın dolduramadığı, toplumun sahip çıkamadığı, okulun yetişemediği o boşluk…

Soruyorum herkese, çocuklarımıza yetemediğimiz gerçeğiyle yüzleşmek için daha kaç çocuğun heder olması gerekiyor? Kaç haber daha izlememiz lazım? Kaç tabut daha taşınmalı?

Bu bir oyun meselesi değil. Bu sahipsizlik meselesidir.

Ve bu sahipsizliğin üç büyük ortağı var: Siyasiler, toplum ve aile.

Siyasiler: Denetim denilen şey sadece tabeladan ibaret değildir. Çocukların saatlerce baş başa kaldığı dijital dünyanın bir kuralı, bir sınırı olmalı. Eğitim sistemi sadece sınav kazandıran........

© Diriliş Postası