menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Servet Koçak’ın Ardından: Miras Kavgası Mezara Kadar Uzandı

38 0
26.08.2026

Bazı ailelerde miras kavgası, insan hayattayken başlar; ne yazık ki mezara girdikten sonra bile bitmez.

Servet Koçak’ın hikâyesi de tam olarak böyle bir tabloyu gözler önüne seriyor.

89 yaşında hayatını kaybeden, cemiyet hayatının tanınan isimlerinden ve Türkiye’nin en varlıklı kadınları arasında gösterilen Servet Koçak’ın ardından açılan vasiyetname, Koçak Ailesi’ndeki yıllardır süren gerilimi yeniden gündeme taşıdı.

Servet Koçak, 1937 yılında dünyaya geldi. Eşi Cevat Koçak ile birlikte üç çocukları oldu: Naciye, Recai ve Necati Koçak.

Ancak baba Cevat Koçak’ın vefatının ardından başlayan miras tartışmaları, zaman içerisinde aile içinde derin yaralar açtı. Öyle ki bu gerilimlerin Servet Koçak hayattayken bile aile ilişkilerini ciddi biçimde sarstığı aktarılıyor.

Şimdi ise insanın gerçekten sormadan edemeyeceği bir noktaya geliyoruz:

Bir aileyi bu hale getiren gerçekten sadece para mı?

Boğaz’ın görkemli yapılarından Kara Todori Paşa Yalısı’nın sahibi olan, büyük bir servetin içerisinde yaşayan bir ailenin bugün konuştuğumuz hali bana göre servetin değil, aile bağlarının ne kadar kırılgan olabileceğinin hikâyesidir.

Servet Koçak’ın dört yıl önce hazırladığı vasiyetnamesinin açılmasıyla tartışmalar daha da büyüdü.

Koçak’ın vasiyetnamesinde oğulları Necati ve Recai Koçak’ı, kendisine karşı evlatlık görevlerini yerine getirmemekle, fiziksel ve manevi şiddet uygulamakla suçladığı belirtildi.

Ve iki oğlunu mirasından çıkardı.

Fakat vasiyetnamedeki en ağır ifadelerden biri bunun da ötesindeydi:

“Ölürken benim yanıma defnedilmesinler.”

Çocuklarını sadece mirasından değil, ölümünden sonra kendi yanından........

© Diriliş Postası