Işığı kısmasaydınız Haldun bey!
Onun adı hep Haldun beydi!
Sanat dünyası, özellikle de tiyatro dünyası ‘usta’ ya da ‘abi’ kavramını çok sever.
Ancak bu deyimler Haldun Dormen için geçerli olmadı.
Duruşu, sanata ve tiyatroya bakışı, giyimi ve tabii o taklit etmesi bile mümkün olmayan tavrı…
Yoğun bakıma kaldırıldığı haberini aldığımda düşündüm. Haldun bey niye orada olsun ki?
O kapıların önünde, yoğun bakımda zaman başka türlü akar. Saatler, dakikalar zamanı ölçmekten uzaklaşır. İnsanın içinden türlü cümleler çağlamaya başlar.
Haldun Dormen’in yaşam öyküsü, klasik tiyatro insanı yaşam öykülerine benzemez. Tesadüflerle tiyatroyu seçmiş biri değildir. Bilinçli olarak tiyatronun içine doğmuştur.
Robert College’de başlayan disiplinli düşünme becerisi, Yale’de sahnenin matematiğiyle birleşti. Fakat asıl dönüşümü Türkiye’ye döndüğünde yaşadı ve yaşattı.
Fark etti ki ülkede tiyatro vardı, ama sanki neşesi biraz eksikti. Tiyatroyu ciddiye alan çok insan vardı, ama aynı zamanda sahneye oyun tadında bakan göz fazla yoktu. Ağır metinler vardı sahnede, fakat ritim az bulunuyordu.
Haldun Dormen’in yarattığı kırılım burada ses verdi. Tiyatroyu hayatın içine soktu. Hem de delicesine…
Bir söyleşisinde şöyle diyordu: “Tiyatro sahnede seyirciyle birlikte nefes almaktır. Eğer salon........© Diken
