menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İsrail kontrolü kaybetti

268 0
03.03.2026

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim. Fakat aklımız var. Her zaman her olayda gözümüzün gördüğünün dışında bir bakış açısına da sahip olmamız gerekiyor. Ne yazık ki ne televizyonlarda ne de köşe yazılarında farklı açıyla yazılmış yazılara rastladım. Herkes konuyu yüzeysel nedenlerle inceliyor.

Bakın Ortadoğu bir kez daha tarihsel bir eşikten geçiyor. Bu durum 11 Eylül sonrası ABD’nin Bağdat’ı bombalamasıyla eşdeğer. O günden bugüne Ortadoğu’da Suriye’de, Irak’ta, İran ve İsrail’de neler yaşandığı bir düşünün.

ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilim, artık gölge savaşlar ve vekil aktörler üzerinden yürüyen kontrollü bir rekabet olmaktan çıkıp doğrudan ve çok katmanlı bir bölgesel çatışma evresine girdi. Son günlerde yaşanan gelişmeler, savaşın hem coğrafi kapsamının genişlediğini hem de stratejik eşiğin yükseldiğini gösteriyor.

Görüyoruz ki burada mesele ne İran’ın nükleer silah üretme kapasitesi ne de İsrail’in saldırganlığı. Bunlar her iki tarafın da kamuoyuna açıkladıkları bahaneler.

İran bölgede kaybettiği hegemonyasını geri kazanmak istiyor.

ABD, başta İran’ın nadir toprak elementleri olmak üzere petrol sahasını ve fiziki zenginliklerini kendi şirketlerine vermek istiyor.

Netanyahu ise sadece savaşarak iktidarda kalabileceği politikalarına ideolojik süsler yükleyip halkını kandırıyor. İran’da bir kız okulunu vurup onlarca öğrenciyi öldürmesi de bu bilinçsizliğe bir örnek.

Trump, savaşın 4-5 hafta süreceğini açıkladı ama son gelişmeler ABD ve İsrail’in kontrolü kaybettiğini gösteriyor. Üstelik ne Avrupa ne de kendi halkları bu savaşı destekliyor, istiyor.

İran’ın Suudi Arabistan’daki Aramco petrol rafinerisini hedef alması bu sürecin en kritik kırılma noktalarından biri oldu. Günlük 550 bin varillik üretim kapasitesine sahip olduğu belirtilen bu tesisin faaliyetlerini........

© Cumhuriyet