Özlem Gürbüz Kelimelerin Ardındaki İnsan
İnsan, kendisini çoğu zaman kelimeleriyle anlatır. Nasıl düşündüğümüz, nasıl hissettiğimiz ve karşımızdaki insanı ne kadar önemsediğimiz, kullandığımız kelimelere ve konuşma biçimimize yansır. Bu nedenle konuşmak yalnızca ağzımızdan çıkan cümlelerden ibaret değildir. Konuşmak aynı zamanda bir üslup, bir nezaket ve bir kültür meselesidir.
Günlük hayatımızda birbirimizle konuşurken çoğu zaman ne söylediğimize odaklanıyor, nasıl söylediğimizi ise ikinci plana atıyoruz. Oysa aynı cümle, farklı bir üslupla söylendiğinde bambaşka anlamlar taşıyabilir. Sert bir ifadeyle söylenen bir söz insanı kırabilirken, aynı düşünce daha sakin ve anlayışlı bir şekilde ifade edildiğinde karşılıklı iletişimi güçlendirebilir. Bu nedenle güzel konuşmak, yalnızca güzel kelimeler seçmek değil; karşımızdaki insanın duygularını da hesaba katabilmektir.
Eskiden insanların birbirlerine hitap ederken kullandıkları bazı ifadelerde daha belirgin bir nezaket olduğunu söylemek mümkündür. “Teşekkür ederim”, “Rica ederim”, “Lütfen”, “Geçmiş olsun”, “Elinize sağlık”, “Buyurun”, “Kusura bakmayın” gibi ifadeler günlük hayatın küçük ama önemli parçalarıdır. Bugün ise hayatın hızlanmasıyla birlikte insanlar birbirleriyle daha kısa, daha doğrudan ve zaman zaman daha mesafeli bir biçimde iletişim kurabiliyor. Teknolojinin ve sosyal medyanın yaygınlaşması da konuşma biçimimizi değiştirdi. Kısa mesajlar, emojiler ve birkaç........
