Ne Af Ne İmralı: Öcalan İçin Üçüncü Bir Yol Mümkün mü?
Ne Af Ne İmralı: Öcalan İçin Üçüncü Bir Yol Mümkün mü?
DEM Parti İmralı Heyeti, üyeleri Özgür Faik Erol, Pervin Buldan ve Mithat Sancar Abdullah Öcalan ile İmralı’da yaklaşık 5 saat süren görüşmenin ardından Öcalan’ın mesajını kamuoyuyla paylaştılar.
Türkiye’nin yeniden ivme kazanan çözüm sürecinde hazırlanan çerçeve yasa yalnızca PKK’nın silah bırakmasını ve örgütün tasfiyesini düzenlemeyecek. Aynı zamanda sürecin en zor, en tartışmalı ve belki de en belirleyici sorularından birine cevap vermek zorunda kalacak: Abdullah Öcalan’ın geleceği ne olacak?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yasal düzenleme, silahsızlanmanın hukuki zemini, örgüt mensuplarının topluma yeniden kazandırılması ve sürecin kurumsal çerçevesi açısından kritik önem taşıyor. Çünkü hiçbir barış süreci sonsuza kadar siyasi iradeye, karşılıklı iyi niyete veya gayriresmî mutabakatlara dayanamaz. Silah bırakanların hukuki güvencelere, devlet kurumlarının açık yetkilere, toplumun ise şeffaflığa ihtiyacı vardır.
Ancak bütün bu hukuki düzenlemelerin arkasında çözülmesi gereken tek bir siyasi düğüm bulunuyor: Öcalan’a ne olacak?
İki Uç Seçenek de Çözüm Değil
Bugüne kadar bu soru neredeyse iki uç seçenek üzerinden tartışıldı. Ya Öcalan mevcut koşullarda ömrünün sonuna kadar İmralı’da kalacak ya da çözüm sürecinin ilerleyen aşamalarında tamamen serbest bırakılacak.
Oysa her iki seçenek de ciddi sorunlar barındırıyor.
Birinci seçenek siyasal gerçekliği göz ardı ediyor. Öcalan bugün hala Kürt hareketi üzerindeki en etkili isim olmayı sürdürüyor. PKK’nın silahlı mücadeleyi sona erdirme ve kendini feshetme kararında onun çağrısı belirleyici oldu. Örgütün tamamen tasfiye edilmesi ve silahsızlanma sürecinin tamamlanmasında da benzer bir rol üstlenmesi bekleniyor. Buna rağmen, sürecin başarısının kendi hukuki durumunda hiçbir değişiklik yaratmayacağını söylemek, hem onun sürece katkı kapasitesini hem de Kürt kamuoyunun sürece olan güvenini zayıflatacaktır.
Ancak diğer seçenek, yani koşulsuz serbest bırakılması, çok daha büyük bir siyasi hata olur.
Türkiye’de milyonlarca insan için Öcalan yalnızca bir siyasi aktör değildir. Özellikle çatışmalarda hayatını kaybeden askerlerin, polislerin, sivillerin ve onların ailelerinin gözünde PKK’nın kırk yılı aşan şiddetinin simgesidir. Böyle bir ismin hiçbir sınırlama olmaksızın özgürlüğüne kavuşması, geniş toplum kesimlerinde barışın gereği olarak değil, terörün ödüllendirilmesi olarak algılanacaktır.
Bu tepkiyi........
