GİRESUN VE FINDIK
" Giresun fındık üstünde durur,Fındıkla uyur,Fındıkla solur.Fındığı olmadı mı o yıl,Göğüs darlığına tutulur Giresun,Soluyamaz olur."Rahmetli şairimiz Bahtiyar Dayımoğlu, Giresun'u ve fındığı işte böyle anlatırdı. Karadeniz'de fındık hasadına artık sayılı günler kaldı.Bahçelerde sessiz bir telaş yaşanıyor. Dallar doluyor, harman yerleri hazırlanıyor, çuvallar onarılıyor. Bir yılın emeği, birkaç haftalık hasat döneminde karşılığını bulmayı bekliyor.Ancak geri sayım yalnızca hasat için değil, üreticinin kaderini belirleyecek taban fiyatın açıklanması için de sürüyor.Üreticinin aklındaki tek soru değişmiyor: "Bu yıl emeğimizin karşılığını alabilecek miyiz?"Her yıl olduğu gibi yine fiyat tartışmaları başladı. Kimisi 220 lira, kimisi 250 lira derken, kimileri de 300 liranın altındaki bir fiyatın üreticiyi kurtarmayacağını söylüyor.
Oysa asıl mesele, açıklanacak rakamdan çok daha büyük: Bu maliyetlerle üretici daha kaç yıl fındık üretebilecek?MALİYETLER ORTADA2026 sezonu öncesinde üretimin bütün maliyet kalemleri netleşti.İşçi yevmiyesi belli, patoz ücreti belli; mazotun, gübrenin, ilacın ve nakliyenin maliyeti belli.Belli olmayan tek şey ise üreticinin bir yıl boyunca alın teriyle yetiştirdiği ürünün fiyatı.Üstelik bu yıl üretici, artan maliyetlerin yanı sıra ilkbaharda yaşanan zirai donun yol açtığı verim kayıplarıyla da mücadele ediyor.Yaklaşık 15 dönümlük bir bahçede gübre, ilaç,........
