Trend olmayan hayatlar: Sıradanlığın utandırılması
Bir süredir kimse “sadece yaşıyor” gibi görünmüyor. Herkesin hayatı ya anlatılmaya değer bir hikâyeye dönüşmüş durumda ya da dönüşmek zorundaymış gibi hissettiriliyor. Sabah işe gitmek, gün içinde yorulmak, akşam eve dönüp hiçbir şey yapmadan dinlenmek… Bunlar artık hayatın doğal akışı değil de, sanki arada sıkışmış ve asıl önemli olanın dışında kalan detaylar gibi algılanıyor.
Çünkü bugün bir şeyin değerli sayılması için yaşanması yetmiyor, aynı zamanda gösterilmesi gerekiyor. Daha da ötesi, gösterilmeyen hayatlar zamanla görünmezleşiyor. Görünmez olan ise bir noktadan sonra insanın kendi gözünde bile anlamını kaybetmeye başlıyor. Bir gününü kimse görmüyorsa, o gün gerçekten dolu dolu yaşanmış sayılıyor mu, yoksa eksik mi kalıyor? Bu soru belki yüksek sesle sorulmuyor ama pek çok insanın zihninde sessizce dolaşıyor.
Sıradanlık bu yüzden rahatsız edici hale geliyor. Çünkü sürekli daha fazlası gerektiği fikriyle besleniyoruz.........
