5 Eylül Hürmüz’de tırmandırmanın düşündürdükleri
5 Eylül Hürmüz’de tırmandırmanın düşündürdükleri
Ortadoğu’da el yükseltme takvimi işliyor. Cumartesi günü İran ve ABD arasında birbirini vurma rutini başka bir boyuta fırladı. ABD, son 10 gündür İran’a karşı ilan ettikleri ekonomik savaşın dişleri olduğunu ve ısırabileceğini göstermeye çalışıyorlar. İran Cumhurbaşkanı ŞİÖ Zirvesi dolayısıyla Bişkek’te bölge ülkeleri ve iki büyük güçle ile aile fotoğrafı verirken Tahran’a yönelik ekonomik yaptırımların tamamen işleyeceğini ve İran’ın küresel ticaretin dışına atılacağını iddia etmek zor. Fakat ABD, esas belirleyicinin Bişkek’te veya başka bir yerde kurulan masa değil saha olduğunu göstermeye çalışıyor. Orada da şöyle bir problem var: Hürmüz’de kontrol sağlayabilmiş değiller. Bu yüzden Amerikalılar; bir yandan Amerikan askeri unsurları ile Hürmüz’e yaklaşıp, İran ile ilişkili gemilere yönelik ablukayı en güçlü şekilde uygulayabildiklerini, başta Hark olmak üzere önemli liman ve depolama tesislerini nakliyeye izin vermeyecek şekilde ortadan kaldırdıkları ve bu operasyonları gerçekleştiren askeri Amerikan kapasitesini hedef alabilecek Devrim Muhafızlarına ait füze rampalarını imha edebildiklerini göstermeye çalışıyorlar. Öte yandan Amerikan karar alıcıları gün ve gün İran ile ticaret ile ilişkilendirdikleri bölgenin finansal kurumlarını yaptırım listesine ekleyerek kararlı olduklarını ve bir gün bu listenin Çin hat-ı sathına ulaşacağını kanıtlamak istiyorlar.
Cumartesi günü bu çerçevede karşılıklı el yükseltme gibi başlayan ama İran’ın direnç kapasitesini beklenmedik şekilde gösteren bir dizi gelişme yaşandı. Önce İran, Hürmüz’de kontrol altında tuttuğu alana giren iki ABD askeri gemisini hedeflediğini açıkladı. Bu olay, bildiklerimizin altını çiziyor. Hürmüz’de kontrolü hala elinde tutuyor ama bu kontrol rakibin Hürmüz’e yaklaşmasını ya da Hürmüz ile bağlantılı İran unsurlarını hedeflemesini engellemiyor. İran ise teslim olmadığı sürece bu şartlarda yapabileceği tek şeyi yapıyor ve cezalandırmaya başvuruyor. Dişe diş, göze göz bir karşılıklı cezalandırma harbi var. Dolayısıyla İran’ın ABD savaş gemilerini hedeflemesi üzerine Pentagon, üç İran petrol tankerini vurmaya karar veriyor. Buraya kadar da bildiğimiz çerçevede tırmanma devam ediyor. İran, savurduğu tehditlere uygun olarak üç gemisine karşı 6 gemiyi hedef alıyor. 3’ü ABD ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği petrol tankeri, 3’ü ise askeri gemi; ikisinin daha yakın sularda birinin daha uzakta olduğu İranlıların ilk açıklamalarında var. Bu üç askeri gemiden birinin ABD’ye ait uçak gemisi olduğu düşünülüyor. İşte bu husus, İran’ın hala ABD savaş gemilerini tehdit edip hedefleyecek füze fırlatma kabiliyetine sahip olduğunu göstermesinin ve ABD açısından Körfez’deki üslerin lojistik destek mahiyetinde kullanımının mümkün........
