Kişi ne ise gördüğü de odur
Tasavvuf geleneğinde anlatılan ibretlik bir kıssa vardır. Bir zat, talebelerini İstanbul'a gönderir. Günler sonra talebeler geri döner. Zat sorar:
- "Nasıl bir yer gördünüz?"
Talebelerden biri heyecanla anlatır:
- "Efendim, camilerle dolu, ilim halkalarıyla bereketli, maneviyatı hissedilen bir şehir gördüm. Gerçekten İslambol bir yer."
Diğeri ise yüzünü ekşitir:
- "Ben kalabalıklar, hırs, kavga, dünya telaşı gördüm. Gönlüme huzur inmedi." Bu sebeple bence İstanbul değil İslambul"
Zat, ikisini de dikkatle dinler ve hükmünü verir:
- "Siz İstanbul'u değil, kendinizi görmüşsünüz."
Bu kısa ama derin kıssa, çağları aşan bir hakikati fısıldar bize: İnsan dış dünyayı, kendi iç dünyasının aynası olarak okur.
Bugün aynı şehirde, aynı sokakta, hatta........
