İnsanlık direniş çağının eşiğindedir
İçinden geçtiğimiz çağ, insanlığın büyük bir kırılma dönemidir. Bir yanda küresel sermayenin çıkarları uğruna halkları yoksullaştıran, savaşlarla coğrafyaları harabeye çeviren emperyalist düzen; diğer yanda ise bu düzene karşı yükselen insan merkezli adalet arayışları… Bugün dünya, yalnızca ekonomik bir buhran yaşamıyor; aynı zamanda ahlaki, siyasi ve vicdani bir çöküşle de yüz yüze bulunuyor. İşte tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, yalnızca bir iktisat tezi değil, insanlığın yeniden ayağa kalkış manifestosu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Milli Ekonomi Modeli'nin en ayırt edici yönü, ekonomiyi rakamlardan ibaret görmemesidir. Bu modelde merkezde piyasa değil insan vardır; sermaye değil emek vardır, sömürü değil paylaşım vardır. Çünkü Prof. Dr. Haydar Baş, ekonomik sistemlerin başarısını borsa endeksleriyle değil, insan onurunu ne ölçüde koruduğuyla değerlendirmiştir. Açlığın, işsizliğin ve gelir adaletsizliğinin kader olmadığını savunan bu yaklaşım, insanı tüketim nesnesi haline getiren kapitalist paradigmanın tam karşısında durmaktadır.
Bugün emperyalist........
