menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran lokma değil

26 0
15.03.2026

Ortadoğu'da savaş konuşulurken birçok yorum İran'ı hafife alan yorumlar yapmaktadır. Oysa gerçekler bu kadar basit değildir. Bu tür değerlendirmelerin önemli bir kısmı meseleyi yüzeysel okumaktan kaynaklanıyor. İran'ı anlamak için yalnızca bugünün askeri dengelerine değil, tarihsel devlet yapısına, toplumsal mobilizasyon kapasitesine ve bölgesel güç ilişkilerine birlikte bakmak gerekir. Bu açıdan değerlendirildiğinde İran'ın yenilecek veya teslim alınabilecek bir devlet olmadığı açıkça görülmektedir.

Her şeyden önce İran, birkaç yüz yıllık bir siyasi yapı değildir. İran yaklaşık 2500 yıllık devlet geleneğine sahip bir devlet hafızasını temsil etmektedir. Bu uzun tarihsel süreklilik yalnızca bir kültürel hafıza değil, aynı zamanda güçlü bir devlet refleksi üretmiştir. Devlet yönetimi, krizlere karşı dayanıklılık ve kadro üretme kapasitesi bu tarihsel birikimin ürünüdür. Bu nedenle İran'da liderlerin değişmesi ya da bazı üst düzey kadroların ortadan kalkması sistemin çökmesi anlamına gelmez. Tam tersine İran siyasi yapısı kriz dönemlerinde hızla yeni kadrolar üretme kapasitesine sahiptir. Bu yönüyle İran, modern ulus-devletlerin çoğundan farklı olarak tarihsel sürekliliği güçlü bir devlet geleneğini temsil eder.

Bu noktada Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele yıllarında ortaya koyduğu çok önemli bir kavramı hatırlamak gerekir: "iç cephe". Atatürk'e göre bir devletin gerçek gücü cephedeki asker sayısından önce iç cephenin sağlamlığıdır. İç cephe güçlü ise dış saldırılar o milleti yıkamaz. İran örneğinde de benzer........

© Yeni Mesaj