menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vergi kıskacındaki Türkiye ve özelleştirme masalı

17 0
14.05.2026

Türkiye ekonomisi, son yıllarda adeta bir "vergi sarmalına" hapsolmuş durumda. Sokaktaki vatandaştan en üst düzey siyasetçiye kadar herkesin dilinde aynı şikâyet var: Hayat pahalılığı ve bitmek bilmeyen vergiler. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in bir cep telefonu üzerinden verdiği çarpıcı vergi örneği, aslında buzdağının sadece görünen yüzünü temsil ediyor. 

CHP lideri, bir akıllı telefonun 65 bin liraya üretilmesine rağmen, ülkemizde 133 bin liraya satılmasını örnek göstererek, aradaki 68 bin liralık farkın vergi olduğunu belirtti. Yani telefonun fiyatından daha fazla vergiye para ödeniyor! (Kültür ve Turizm Bakanlığı Payı, TRT Bandrol ücreti, ÖTV ve KDV)

Ancak mesele sadece bir telefonun fiyatının vergiyle ikiye katlanması değil; asıl mesele, devletin neden bu vergilere "muhtaç" hale getirildiğidir. 

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın analizleri, bu noktada sorunun kökenine inerek neoliberal politikaların iflasını ve çıkış yolunu gözler önüne seriyor.

AKP'nin özelleştirme karnesi: Ayda 3 dolara satılan gelecek

Türkiye'nin son 23 yılına damga vuran en temel ekonomik tercih, kuşkusuz kontrolsüz özelleştirmeler oldu. 

BTP lideri Hüseyin Baş'ın ortaya koyduğu veriler, bu sürecin ne denli büyük bir ekonomik kayba yol açtığını çarpıcı bir matematikle kanıtlıyor:

23 yıl boyunca Cumhuriyet'in birikimi olan devasa sanayi kuruluşları, limanlar ve fabrikalar toplamda 63 milyar dolara satıldı. 

Bu rakam ilk bakışta büyük gibi görünse de, 85 milyon vatandaşa ve 23 yıla bölündüğünde ortaya çıkan sonuç trajikomik: Kişi başına ayda sadece 3 dolar.

Vatandaşın cebine yansımayan bu "gelir", aslında devletin........

© Yeni Mesaj