menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bütçenin yükü vatandaşa, rantı faiz lobisine

40 0
17.04.2026

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı bütçe verileri, Türkiye ekonomisinin içine sürüklendiği yapısal çıkmazı ve vatandaşın omuzlarındaki yükün ağırlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. 

Rakamlar sadece birer istatistik değil, aynı zamanda yanlış ekonomi politikalarının, üretimden kopuşun ve faiz lobilerine teslimiyetin somut birer belgesidir. 

Mart ayında bütçe giderlerinin 1 trilyon 460 milyar TL'yi aşması, buna karşın gelirlerin geride kalarak 229,9 milyar TL'lik devasa bir açık oluşturması, sürdürülebilir bir mali yapının çok uzağında olduğumuzu kanıtlıyor.

Bu tablodaki en acı verici gerçek ise, Mart ayı bütçe açığının neredeyse tamamının tek başına faiz harcamalarından (235,9 milyar TL) kaynaklanmasıdır. 

Yani devlet, hizmet üretmek veya yatırım yapmak için değil, borcun faizini ödemek için açık vermektedir.

Vergi kıskacındaki vatandaş ve "faiz" paradoksu

Mevcut bütçe yapısı, devletin asli gelir kaynaklarını yaratmak yerine, tüm yükü vatandaşın sırtına "vergi ve ceza" yoluyla yüklediği bir sisteme dönüşmüştür. 

Bütçe gelirlerinin yüzde 86'sının vergi gelirlerinden oluşması, üretmeyen bir ekonominin hayatta kalabilmek için halkın cebine el uzatmasından başka bir şey değildir. 

Ocak-Mart dönemine baktığımızda, üç ayda toplanan 3,3 trilyon TL'lik verginin karşısında, 876 milyar TL'lik devasa bir faiz ödemesi durmaktadır. Bu durum, vatandaşın alın terinin doğrudan küresel finans çevrelerine ve rant gruplarına aktarıldığını göstermektedir. 

........

© Yeni Mesaj