menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’den diplomasi maskeli kuşatma

29 0
26.04.2026

Ortadoğu'nun kronik gerilimi, 2026 yılı itibarıyla modern tarihin en karmaşık ve tehlikeli safhalarından birine evrilmiş durumda. Özellikle 28 Şubat sonrası ivme kazanan İran-ABD çatışması, sadece konvansiyonel bir askeri mücadele değil; aynı zamanda psikolojik harp, ekonomik abluka ve diplomatik manevraların iç içe geçtiği çok boyutlu bir satranç tahtasına dönüştü. 

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Galibaf'ın açıklamalarında kristalleşen temel gerçek şudur: Batı, özellikle de ABD, "müzakere" ve "ateşkes" kavramlarını barışa giden bir yol olarak değil, rakibini hareketsiz bırakan stratejik birer silah olarak kullanmaktadır.

İran, Hürmüz'deki ablukayı bir savaş nedeni olarak görüyor

Uluslararası hukuk literatüründe bir ülkenin limanlarını kapatmak, gemilerini engellemek ve dünya ile olan ticari bağını koparmak, en yalın tabiriyle bir "casus belli" yani savaş nedenidir. 

İran kanadından gelen son açıklamalar, ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının bir füze saldırısından veya hava bombardımanından farksız görüldüğünü açıkça ortaya koyuyor. 

Bir ülkenin nefes borusunu kesmek, onu sahada vurmaktan daha az şiddetli bir eylem değildir.

İran'ın bu noktadaki duruşu net: Eğer ticari gemiler uluslararası sularda "haydutluk" olarak nitelendirilebilecek müdahalelere maruz kalıyorsa, bu durum İran'a meşru müdafaa hakkı tanır. 

Geçmişte Venezuela örneğinde uyuşturucu bahanesiyle gemilere müdahale eden ABD stratejisi, bugün İran üzerinde bir baskı aracı olarak denerse, Hürmüz........

© Yeni Mesaj