menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üniversite mezunu yetiştiriyoruz, dünyaya mı gönderiyoruz?

4 0
yesterday
Türkiye, geleceğin teknolojisini üretecek insan gücünü kaybetme riskiyle karşı karşıya.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 23 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri, 2025 raporu, ülkemizin geleceği açısından üzerinde dikkatle durulması gereken bir tablo ortaya koydu.

Bir ülkenin en büyük sermayesi yetişmiş insan gücüdür. Üniversiteler açmak, gençleri okutmak ve diploma sahibi yapmak elbette önemlidir. Ancak asıl mesele, yetiştirdiğimiz insanların bilgi ve becerilerini kendi ülkemizin kalkınmasına ne ölçüde kazandırabildiğimizdir.

Çünkü bir ülke, yalnızca kaç üniversite mezunu yetiştirdiğiyle değil, o mezunların ne ürettiğiyle kalkınır.


Beyin göçü yıllar içinde artıyor


TÜİK verilerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2015 yılında %1,6 iken 2023 yılında %2'ye yükseldi. Bu oran 2024 yılında %2 seviyesinde kalırken 2025 yılında %2,2'ye çıktı.

Böylece on yıllık dönemde beyin göçü oranı 0,6 yüzde puan, başlangıç seviyesine göre ise 7,5 artmış oldu.

2025 yılında erkek mezunlarda oran %2,7, kadınlarda ise %1,8 olarak gerçekleşti. Devlet üniversitesi mezunlarında %1,9 olan oran, vakıf üniversitesi mezunlarında %4,4'e yükseldi. Vakıf üniversitelerinden tam burslu mezun olanlarda ise %8,6'ya ulaştı.

Bu verilerdeki oranlar, belirli mezun grupları içerisinde yurt dışında kayıtlı bulunanların payını göstermektedir. Her yıl bu oranda yeni mezunun ülkeden ayrıldığı anlamına gelmez.

Bununla birlikte uzun dönemli eğilim, yetişmiş insan gücümüzün yurt dışına yönelmesinin dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.


Asıl kayıp, geleceğin teknolojisini üretecek alanlarda


Beyin göçü tartışmalarında çoğunlukla toplam oran üzerinde duruluyor. Oysa kanaatimce daha önemli soru şudur:

Türkiye hangi alanlarda yetiştirdiği insan gücünü kaybediyor?

TÜİK'in 2025 verilerine göre genel beyin göçü oranı %2,2 iken bilişim ve iletişim teknolojileri mezunlarında %7'ye, mühendislik, imalat ve inşaat alanında %4,8'e ulaşıyor.

Bölüm bazında tablo daha dikkat çekici: Moleküler biyoloji ve genetik mezunlarında ,1, işletme mühendisliğinde , matematik mühendisliğinde , elektronik mühendisliğinde ,9 ve fizik mühendisliğinde ,2.

Bu bölümler neden önemli?

Çünkü dünya ekonomisinde rekabet artık yalnızca daha fazla üretmek üzerinden yürümüyor. Yapay zekâ, biyoteknoloji, yarı iletkenler, ileri elektronik sistemler ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri ekonomik gücün belirleyici unsurları hâline geliyor.

Türkiye'nin de bu alanlarda yetişmiş insan gücüne ihtiyacı var.

Ancak veriler, tam da yüksek katma değerli üretime katkı sağlayabilecek alanlarda mezunların yurt dışına yönelme oranının genel ortalamanın üzerinde olduğunu gösteriyor.

Üstelik bu sorun yeni değil. TÜİK'in 2023 verilerinde de bilişim ve iletişim teknolojileri %6,8 ile en yüksek beyin göçü oranına sahip alan olmuştu. Mühendislik, imalat ve inşaatta oran %4,4 düzeyindeydi. İki yıl sonra bu oranların........

© Yeni Mesaj