Tiyatro Taraf mı?.. Tarafsız mı?..
Tarih boyunca tiyatro kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına hizmet eder, kimi zaman da bu iktidarlara karşı toplumun sesi olur. Bu ikili durum, tiyatronun hem baskı aracı olabildiğini hem de özgürlük alanı olarak toplumun sesini yansıtabileceğini gösterir.
Tarihten örneklerle tiyatroyu hem baskının hem de özgürleşmenin aracı olarak görebiliriz. Tiyatro toplumsal ve tarihsel koşullar içinde üretildiği için fiilen tarafsız kalması mümkün değildir.
“Sanat sanat içindir” iddiası bile, çoğu zaman var olan düzeni sorgulamadığı ölçüde egemen ideolojinin sürmesine hizmet eder. “Sanat sanat içindir” sözü, sanatı piyasa kurallarından kurtarmayı hedeflerken, sanat, en rahat, en konforlu, en gösterişli salonlarda, en pahalı koleksiyonlarda yer bulur. Egemen burjuvazi sanatı kendi yararına kullanırken, yalnızca zenginlerin satın alabileceği mal durumuna getirir.
Neoliberal post-modern zamanlarda toplumsal sorunlardan kaçan ve halkın sorunlarına duyarsız kalan, görmezden gelen ya da bireysel küçük burjuva duygusal boşalım bağlamında tiyatro, egemen düzenin devamlılığına hizmet eder. Dolayısıyla tiyatronun ana görevi çağının ve toplumunun sorunlarıyla ve o sorunlara karşı aydınlığıyla milyonlarca insanın yaşayışına katılmaktır.
Jean-Paul Sartre: “Yazar, çağının tanığı değil, çağının suç ortağıdır, eğer konuşmazsa” der.
Bertolt Brecht ise; "Sanat, dünyayı yansıtan bir ayna değil, dünyanın onunla şekillendirildiği bir çekiçtir" diye vurgular Brecht’in bu sözü, tiyatronun pasif bir yansıtma aracı olmadığını, toplumu ve gerçekliği dönüştürme gücüne sahip aktif bir araç olduğunu ifade eder ve tarafını belirler.
Nazım Hikmet de, “Şiir yazmış olmak için şiir yazılmaz, sanat yapmak için sanat yapılmaz. Sanat ancak bir amaca hizmet ederse değerlidir. Bir ideale hizmet etmek için sanat yapılır” derken idealini de birçok yazısında ve konuşmasında açıklar. Asya Afrika Yazarlar Kurultayı’nda da (12 Şubat 1962) tarafını şöyle belirtir:
“Ben ülkemdeki edebiyatın ilerici, sosyalizmden yana, emperyalizme karşı kanadın temsilcisiyim... Bizler bağımsızlıktan, barış içinde bir arada yaşamaktan ve barıştan yanayız.”
Nazım Hikmet tarafını belirtikten sonra Kurultay için yazdığı şiirde de şiirin tarafını şöyle belirtir:
sıska öküzün yanına koşulup şiirlerimiz
pirinç tarlalarında bataklığa girebilmeli
bütün soruları sorabilmeli
bütün ışıkları derebilmeli
yol başlarında durabilmeli
kilometre taşları gibi şiirlerimiz
yaklaşan düşmanı herkesten önce görebilmeli
cengelde tamtamlara vurabilmeli
ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli büyük hürriyete şiirlerimiz.”
Pablo Picasso, İspanya İç Savaşında tarafını net belli eder ve ünlü “Guernica” tablosunu yapar ve bu bağlamda şöyle der: “Resim, evleri süslemek için........
