menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yağla da koltuk hep altında kalsın!

10 5
22.02.2026

Başbakan Ünal Üstel, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı 16. Olağan Mütevelli Heyeti Toplantısı'nda konuşma yaptı…

Daha önce benzer konuşmaları Ersin Tatar’a yaptırırlardı!

O gitti şimdi Ünal Abime yaptırıyorlar!

Evet “yaptırıyorlar” dedim çünkü Ünal Abim dahil hiçbir Kıbrıslı Türk, hayatında “Fuat Sezgin” adını işitmemiştir!

Kimse da bana katakulli okumasın!

Neyse, “bir tarihçinin” adının yer aldığı vakfın toplantısında, Ünal Abimin yaptığı konuşma tam bir tarih felaketi!

Bunu geçtim, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’a “yağ çekme fırsatı”!   

Ünal Abim demiş ya da dedirtilmiş ki;  “… Bugünün Türkiye'si, dış politika, savunma sanayisi ve birçok parametrede yalnızca Cumhuriyet döneminin değil, son üç asrın en güçlü seviyesine ulaşmıştır”…

Ve Ünal Abim eklemiş; “… Devletimizin uluslararası arenadaki etkinliği, caydırıcılığı ve itibarı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tarihi bir zirveye taşınmıştır.”

Belli ki, Ünal Abime okutulan metni birileri Türkiye’de hazırlamış veya bir Türkiyeli kardeşimiz hazırlamış!

“Devletimizin uluslararası arenadaki etkinliği”… diyor!

Ünal Abim, KKTC’nin Başbakanı mı yoksa Türkiye’nin memuru mu?

KKTC ayrı devlet mi yoksa Türkiye’nin sömürgesi mi?

Sadece Ünal Abim değil, belli ki hükümet kanadının tamamı Türkiye’nin memurudur!

Bugün Meclis gündemini ve ülkeyi yeniden darmadağın etmesi beklenen fiber optik konusundaki “ısrar” da, Ünal Abim ve arkadaşlarının “zavallı memurlar” olup olmadıklarının bir sınavı olacaktır!

Ülkede sendikasından sanayicisine ve iş insanlarına kadar muhalif olsun olmasın herkesin karşı olduğu “fiber optik” konusu eğer bugün mecliste onaylanırsa, Ünal Abim ve ötekilerin tamamı, bir daha toplum içine çıkamamalı!

Ünal Abim, İstanbul’daki toplantıda başka ne dedi biliyor musunuz?

“Türkiye olmasaydı, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde belki de Kıbrıslı Türk bulamayacaktınız" dedi.

Sevgili Ünal Abi, rakamlarla konuşmak gerekirse; Türkiye olmadan önce sanırım 115 bin kişi kadardık!

Türkiye olduktan sonra, 70 bin bilemedin 80 bin kişi kadar kaldık!

Ve gerçekten duamdır; “Allah sana evlat hasreti çektirmesin be Abi! Biz çekiyoruz ve bunun sorumlusu da sen ve senin gibilerle ne yazık ki yağ çekerek sıyırmaya çalıştığın – koltuğu garantiye bağlamaya çalıştığın Anavatanındır” nokta!

Bu arada sevgili Ünal Abimin anavatan yağcılığına ve tabii ki artık ünlenmiş “gaf”larına da alıştık…

Mesela, KKTC’de bazı köy ziyaretlerinde de, TAK’ın haberine göre, demiş ki; “…  “Karşımızda son 300 yılın en güçlü Türkiye Cumhuriyeti vardır. Bu güçlü Türkiye ile kimse bize bir şey yapamaz. Fiber optik proje hayata geçecek ve KKTC bu alanda tarih yazacaktır.”

300 yıllık Türkiye Cumhuriyeti!

Hem yürüyorum, hem gülüyorum!

Bu yazıyı yazmadan önce yürüyüş yapmıştım ve bu “sözü” tam da o sırada okudum!

Yürüyüş sırasında, Kanlıköy Barajı’nın yanından da geçtim…

Ve bu suyu – Gönyeli’deki barajla birlikte, bir şekilde değerlendirmemiz gerektiği inancındayım!

Elbette hükümet düşünecek!

Ama aklıma ne geldi biliyor musunuz?

Ünal Abim baraj ya da gölete gitti…

“… Bu ve bunun gibi göletlerimiz, UBP sayesinde, Anavatanımız ve efsane liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kıbrıs Türkü’ne hediye edilmiştir… Sene 1963!”..

Sevgili Ünal Abi; sorry ama Türkiyeli bilgisiz ve yalaka danışmanlarına ya da tamamen yapay zekaya yazdırılan basın açıklamalarıyla konuşursan, ben de yazacağım!

Son bir not; sakın halka rağmen fiber optik konusunda ısrarcı olma, birkaç ay sonra gittiğinde, sen zannetme ki bugün seni maymun masgara eden Türkiye’deki siyasi mafyadan tek bir arkadaşın kalacak!

Baflılar da der, “en aşşa da düşersan bişey olacan!”

Bu ihanetin bedeli büyük olacak; şimdiden tuuu yüzünüze!

Tüm muhalefete yani tüm karşı çıkanlara rağmen, eğer bugün Türk Telekom’a fiber alt yapı peşkeşi gerçekleşirse; bu toplumun, sizi asla unutmayacağını bilmeniz gerekir…

CTP Milletvekili fikir Toros’un dediği gibi, mesele her hangi şirket ya da fiber alt yapıya karşı olmak meselesi değildir!

Ama sevgili Toros da dahil herkes iyi bilmelidir ki; mesele aynı zamanda “malum şirket” ve “arkasındaki “siyasi mafyacılık düzeni”dir!

Kabul edilmesi istenen protokol; Dünya’nın en mükemmel fiber alt yapısını – en ucuz fiyata getirecek olsa da; buna elini kaldıracak ve onay verecek vekiller; Kıbrıs türk halkının onuruna, gururuna, iradesine, geçmişine, mücadelesine açıkça ihanet etmiş olacaktır!

Şimdiden yazıklar olsun!

Hatta “tuuu yüzünüze” derdi nenem, ondan da!

Bu arada, bugün, direnmeyen, direnişe şu veya bu şekilde destek vermeyen tüm Kıbrıslı Türklere de aynı mesajı – hiç değiştirmeden, nenemin ağzından iletmek istiyorum:


© Yeni Düzen