“Geçici Öğretmenlik” Sorunu Nasıl Çözülür?
Yazının başlığının çok iddialı olduğunun farkındayım. “Geçici Öğretmenlik” sorunun birçok boyutunun olduğunun da farkındayım.
Eğitimi yönetenlerin gösteremediği iradeyi, Anayasa Mahkemesi gösterdi ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bulduğu Öğretmenler Yasası’ndaki “ilköğretim öğretmeni olabilmek için 36 ay geçici öğretmenlik yapanların öğretmenlik sınavına girerek kadrolanması” maddesini oybirliğiyle iptal etti.
Bu karar; öğretmenlik mesleğini siyasi istismar olarak kullanan anlayışa “yeter artık buraya kadar” dedi. Öğretmenlik mesleğinin başına “geçici” sıfatını yakıştırıp, bunun bir istihdam argümanı olarak kullanılmasına son verdi.
Bu kararla;
- Her yıl Eylül ayında “geçici öğretmen” olabilmek için Bakanlık koridorlarını, kapı aralarını, merdiven basamaklarını dolduran yüzlerce genç için bir uyanış olabilir.
- “Geçici öğretmen” olabilmek için siyasi örgütlerden gelen listeler savaşına son verebilir.
- Öğretmenliği “herkesin kolaylıkla yapabileceği bir iş” olarak gören siyasi anlayışları dur diyebilir.
- Kısacası artık ilköğretim kademesinde de alanında yetişmiş öğretmenlerin görev almasına giden yol açılmış olabilir.
Ne var ki aynı karar yaşantısını, aile bütçesini, planlarını “geçici öğretmenlik süresini” tamamlayıp sonra da ilkokul öğretmeni olma hedefini belirlemiş onlarca gencimizin mağduriyet yaşamasını da gündeme getirdi. 36 ayını doldurmuş ve/veya doldurmaya yaklaşmış çok sayıda öğretmen “adayı” arkadaşımız “şimdi biz ne........© Yeni Düzen
